VAY BAŞIMIZA GELENLER !

Son Yıllarda Neler Yaşadık ?

1 – Askerinin başına çuval geçti. İşid iki askerimizi yaktı.
2 – İsrail dokuz vatandaşımızı şehit etti.
3 – Gazze ablukası meşrulaştırıldı.
4 – Kudüs başkent ilân edildi.
5 – Golan tepeleri İsrail’in oldu.
6 – Papaz bir tweetle geri gitti. Merkel gazeteciyi hapisten aldı.
7 – Kıbrıs’ta haklarımız gitti.
8 – Adaları Yunan işgal etti.
9 – Habur kapısından PKK lılar davul zurna ile karşılandı. Hendek savaşlarında yöre halkı perişan edildi.
10 -Türkiye 2002 den 2008 e kadar dünyanın en yüksek faizini verdi. 100 000 usd yi ABD de faize koyan beş yılda 16.000 usd kazanırken, Türkiye’ye getirip 500 bin dolar kazandı. 2002 de yabancıların elindeki tahvil portföyü 10 milyar iken 2008 de 35 milyar usd oldu.

11 – Dünya 2009 da resesyona girdi. ABD 4 trilyon dolar sürdü piyasaya. 2009 yılında da dünyanın en yüksek faizini veren Türkiye ye yine para yağdı. 2009 da 17 milyar usd olan yabancı elindeki tahvil, 2013 de 72 milyar usd oldu. Yine deli para kazandılar.
12 – Türkiye’nin tüm kaynakları yoku yokuna özelleştirildi. 2013 e geldiğimizde beş yılda 60 milyar usd tutarından daha fazla kamu kaynağı satıldı.
13 – Yüksek bedellerle ülkeye getirilen döviz. Yol, beton, inşaata harcandı. “Yapmayın sanayiye, teknolojiye, tarıma harcayın bari” diyenlere. Siz anlamazsınız. Yol olmazsa sanayi de, ticarette olmaz dendi.
14 – 2018 de ABD piyasaya saçtığı paraları geri toplamaya başladı. Ucuz döviz ile sanayide ve tarımda üretmeyi bırakan Türkiye döviz fırlayınca afalladı. Yüksek bedelle borç çevirmeye başladı. Dünya faizleri artmaya başladı. “Türkiye de de artırın iki puan faizleri” diyenler vatan haini ilan edildi. 2018 in sonlarında iki ayda 8.5 puan artırıldı. Yine geç kalınmıştı, döviz şahlandı.
15 – Dünyada tekrar durgunluk baş gösterdi ABD faizleri düşürmeye başladı. “Düşürün faizleri diyenlere” yine siz ahmaksınız dediler. Doların çıkması, borsanın düşmesi tek korkularıydı. Bu seferde faiz düşürmekte çok geç kaldılar. Boşuna hem yüksek faiz ödedik hem de doları tutacağız diye döviz rezerlerimizi ezdik.
16 – Türkiye dahil tüm gelişmekte olan ülkeler 2009 dan 2018 e ortaya saçılan paraları yüksek maliyetle sahiplendiler. Paralar geri toplanmaya başlayınca afalladılar. Yüksek maliyetli parayı har vurup harman savurmuşlardı. Diğerlerini bilmem ama adını Türkiye de “İkinci Kurtuluş Savaşı” koydular.
17 – Dövizi yükseltmemek, borsayı düşürmemek için swap gibi çeşitli araçlarla dövize baskı kurup merkez bankası döviz rezervinin dibine darı ektiler. Bir yıl boyunca doları 5.50 – 5.80 arasında tutmak için taklalar atıp rezervler satıldı, swap işlemi yapıldı. Ülkece cephanemiz boşaldı. Şubat 2021 e kadar 168 milyar dolar ödememiz gereken borcumuz var. Dolarımız kalmadı.
18 – Kefen parası denilen Merkez Bankası yedek akçeleri bile dövizi ve borsayı tutmak için kullanıldı. Korona günlerinde kefen parasını kullanmanın ne büyük hata olduğunu anlaşıldı.
19 – Ülke borcu olarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek borcuna ulaştık. Yine tarihin en yüksek İşsizlik oranlarından birini yakaladık.
20 – PTT müdürünü Danıştay üyesi, Hayvanat Bahçesi müdürünü TÜBİTAK müdürü, Güreş hakemini Tiyatrolar Genel müdürü yaptık.
21 – Okullardan andımızı, kamu kuruluşlarından T. C amblemini kaldırıp 2020 de birden “Ne mutlu Türküm Diyene” demeye başladık.
22 – Ülkeyi vatanseverler ve vatan hainleri diye ikiye böldük. Kim olursa olsun aynı fikirde olmayını hain belledik. Ermeni vatandaşlarımıza birlik mesajı verip Millet ittifakına Pkk lı diyebildik.
23- Fetö’yü kullanarak Türkiye Cumhuriyeti’ni, TSK’yı, Yargı’yı taraftar ettik. Sonra onlarla mücadele etmek için 15 Temmuz’da 251 vatan evladını şehit verdik.

24 – Rusya ve İran ile birden aşırı samimi olduk, kardeş Esad’dan Esed’e geldik. 2002 de Avrupa Birliği hayalimiz iken 2017 den sonra tüm Avrupa’yı kalleş ilan ettik. İthalatımızda ikinci sırada olan Rusya’ya bağımlılığımız artsın diye Nükleer Santral kurma anlaşması yapmak üzere anlaştık. Zaten zorunlu olarak petrol ve doğalgazda göbekten bağlıydık. Bu da yetmedi. Savunma sistemimiz için S-400 anlaşması yapıp 2.5 milyar usd verdik. İşin uzmanlarından “Nato varken o füzeleri alamayız “ diyenlere, “ Sizi gidi batılı emperyalist uşakları” dedik. Bugün uzmanlar haklı çıktı, biz füzeleri askıya aldık. Olmayan 2.5 milyar dolarımızı daha sokağa attık. İthalatımızda birinci sırada olan Çin’e de bağımlılığımız artsın diye de yol, köprü, kanal ne bulursak satacaktık ki, korona krizi çıktı.

25 – Emevi caminde namaz kılacağız dedik. İblib de bir gecede 40 dan fazla kınalı kuzu şehit verdik. Sonra durumu düzeltsin diye Putin’ine kadar gidip ricacı olduk.

26 – Çip,bilgisayar üretemedik. Dünya çapında marka yaratamadık. Dünyadaki ilk 500 üniversite içine bir tane üniversitemizi sokamadık. Tarımda, hayvancılıkta kendimize yetebiliyorduk, artık bu konuda da emin olamıyoruz. Paramız uluslararası ticarette kullanmayı istedik. Irak, Rusya, Çin ile denedik. Beceremedik ! Dünya 4. Endüstri devrimi tamamladı. Türkiye 2.5 da kaldı.

27 – Vatandaşın devlet kurumlarına ve verilerine inancını zedeledik. Devletin enflasyon dahil tüm rakamlarına güven sarsıldı. Vatandaşın bir kısmı iktidar ne derse sorgusuz taptı, bir kısmı kesinlikle yalan dedi.
28 – Belediye seçimlerinde başkan adaylarına hırsız, tetikçi, pkk’lı, vatan haini denildi. Bir yıl sonra bu başkanların vatandaşa ekmek su dağıtmasına engel olundu.
29 – Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşu ve Çocuk Bayramı olan 23 Nisan haftasını birden “Kutlu Doğum Günü Haftası” yaptık. Sonra birden kaldırıp Çocuk bayramını yeniden çoşkuyla kutladık.

30 – Avrupa doğalgazın bin metreküpünü 120 dolara alırken, Türkiye olarak gazı 280 dolara aldık. “Nedeni nedir ?” diyenlere “ticari sır” diyebildik.

31 – Seçim sandığına gitmekten ayaklarımızda derman kalmadı. 2007 yılından 2019 yılına kadar on iki yılda toplam on iki kere sandığa gittik. 2002 yılı öncesi en büyük sorunumuz bir buçuk, iki yılda bir yapılan seçimlerin ülkeye getirdiği büyük zaman kaybı ve ekonomik yüktü oysa ki.

32 – 2018 de devletin yönetim şeklini değiştirdik. Yabancı sermayeye muhtaç olan Türkiye için intihara teşebbüstü ve biz ettik. Bretix kararı İngiltere ekonomisini ve finans sistemini neredeyse batırıyordu. Tek adam rejiminin aynı etkiyi yapacağı aşikardı. Öyle de oldu. Kötüleşmeye başlayan finans sistemimiz gripten zatüreye döndürdük.

Sosyal Medyada Paylaşın!

Murat KARTALKAYA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİLGİLENDİRME
(1) Bu sitedeki yazılar ve yazara ait yorumlar yazarın görüşlerini yansıtmakta, kişi ya da kurumların yatırım kararlarını etkilemeyi ya da yönlendirmeyi amaçlamamaktadır. Site, yatırım danışmanlığı niteliği ve amacı taşımamaktadır. Bu sitedeki yazı ve yorumları dikkate alarak yatırım kararı verenler tamamen kendi kararlarıyla risk almış sayılırlar.
BİLGİLENDİRME
(2) Bu sitedeki yazıların başlığının ve içeriğinin değiştirilerek yayınlanması halinde sorumluluk bunu yapanlara ait olacağı gibi aleyhlerine yasal yollara başvurulacaktır.
SOSYAL MEDYASosyal Medyada Beni Takip Edin!

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Sosyal Medyada Paylaşın!