Son Sezon

Altın zirveden düştü! - Finans haberlerinin doğru adresi - Mynet ...

Türkiye’de iktidar değişimi artık kaçınılmaz oldu. Pek çok sezon geçirdi iktidar kendi açısından başarılı bir şekilde. Sezon içinde pek çok mücadele veriyor, düşüyor, kalkıyor, bu sefer kalkamaz denildiğinde yine kalkıyor ve her sezonu şampiyon bitiriyordu. Bu sezon ise aynı şeyin olamayacağını düşünüyorum.

Aslında bu dizinin gözden düştüğünün ilk sinyali 2017 Başkanlık referandumunda gelmişti. Başta üç büyük metropol olmak üzere 30 büyük şehirden 21 tanesi iktidara HAYIR demişti. Trakya, Kıyı Ege, İç Ege, Akdeniz, Güneydoğu olmak üzere tüm sınırlar ve kıyılar “HAYIR” dedi. Buna rağmen nasıl olduysa referandum sonucu AKP – MHP için %53.7 “EVET” çıktı. İktidar için büyük bir uyarıydı aslında, ama yılların getirdiği zafer sarhoşluğundan kulaklarının çekildiğini anlayamadılar.

Ardından Başkanlık seçimi geldi. İktidar resmen baskın seçim yaptı. CHP Kılıçdaroğlu- İnce çekişmesi içindeydi. İyi parti kuruluş aşamasındaydı. HDP halkın sözcüsü mü yoksa , Apo’nun gözcüsü mü olacağına karar veremiyordu. . Baskın basanındır. O günün gazıyla göremedik ama Sn Erdoğan rakipsiz adaydı. Gerçi ben o günkü yazılarımda seçimin ikinci tura kalacağını ve %52 ile Sn Erdoğan’ın seçileceğini yazmıştım. Chp kısa zamanda sağlıklı aday konusunda çıkar yol bulamadığından İnce’yi ortaya attı. İnce’den kurtulacağı kesindi. İleriyi gören ve gerçek lider olan biri bu histeri tuzağına düşmemeliydi.Sn İnce ise üstüne atladı. Meral Akşener ise ilk meydan okumasını gerçekleştiriyordu. 100 bin imza ile başkanlığa aday oldu. Sn İnce’nin adaylığı ile Sn Akşenir’in adaylığı iki ayrı stratejidir. Birisi hadsiz, diğeri bilinçli bir var olma stratejisiydi. Sn. İnce aynı Sn Erdoğan tarzı bir siyaset adamıydı. Tersleyen, tehdit eden, demogog ama halkın içinden gelen. Aslı varken kopyasına gerek yoktu. Ama sol dünyanın bir meydan okumaya, bir umuda ihtiyacı vardı. Hep beraber sokaklara çıktık Muharrem İnce için. Bu seçimin zaten kazananı belliydi; Sn Erdoğan. Gizli kazananlarından biri CHP de gücü tamamen eline geçiren Kılıçdaroğlu idi. Bu manevrası ona yerel seçim adaylarını belirleme konusunda tek seçiciliği getirdi. Diğer kazananı Meral Akşener oldu. Artık İYİ PARTİ siyaset sahnesinde yerini almıştı. Eğer aday olmayıp CHP adayını veya başka bir adayı destekleseydi, bugünlerde kimse İYİ partiden bahsetmeyecekti.

Ve ardından 2019 yerel Seçimleri geldi. AKP ve MHP arasında olan ittifakın benzerini CHP ile İYİ parti kurdu. İnanılmaz bir strateji birlikteliğiydi. Amaçları bağımsız, güçlü, Atatürkçü bir Türkiye olan ama birbirlerini hep bu özelliklere sahip olmamakla suçlayan iki görüş bir araya gelmeye başladı. Bu birliktelik günümüzde İyi Partiye git gide KİTLE PARTİSİ özelliği kazandırmaya başladı. Bu süre zarfında AKP iktidarı iç – dış siyaset ve ekonomik olarak inanılmaz hatalı kararlar almaya devam ettiler. Yerel seçim öncesi bir yazımda “AKP bence seçimi kaybetmek istiyor, bu kadar hatayı bilinçsiz yapmalarına imkan yok. Yerel seçimlerde üç büyük metropol dahil, Trakya, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu’yu kaybedecekler” demiştim. Siyaset uzmanı mıyım, astrolog muyum ?! Tabi ki hayır. 2017 referandum seçimleri haritasına baktım, iktidarın yanlışlarını gördüm. Tablo çok netti. . Ardından Sn Erdoğan harika bir pas attı Sn Akşener’e ; “Bu hanımı hemen zindana atabiliriz” dedi. Havada süzülen topa Akşener mükemmel bir vole vurdu. Mitinge elinde hapishaneye girmek için hazırladığı çanta ile çıktı.”Valizimi alıp geldim, delikanlıysanız atın beni hapise” . Ve gollllllllllll…… İnanılmaz bir hamleydi. Artık kimsenin yüreği yetmezdi İP demeye. Yetmedi de ! Aynı anda Kılıçdaroğlu, 2017 hamlesinin meyvelerini topluyordu. İyi Parti ile ittifakı kurmuş her belediye için tığ ile dantel işler gibi başkan adayı seçiyordu. İddia ediyorum 2017 hamlesi olmasaydı bugün CHP adaylarının yarısı olmazdı, başta İmamoğlu ve Soyer. Bu adaylar İyi partininde desteğini alıyordu. 2019 ayından başlayarak yazdım. “Yerel seçimlerde halk bu sefer kulak çekmeyecek, koparacak”. Koparmasa da kanıttırdı. İktidar ilk başta panikleyip doğruyu bulur gibi oldu.”Halkımız bizi uyardı ” filan diye. Ama kısa zamanda eski zafer sarhoşu kibirlerine geri döndüler. “Belediye meclisleri biz de, bunlar topal ördek ” filan cümlelerle ders almadıklarını , kibirlerinin boylarını aştığını gösterdiler.

Günümüze geldiğimizde artık seçim bence kaçınılmaz. Nasıl !? Saçmalama demeyin. Bende bilmiyorum vallahi. Ama seçimin olacağına inanıyorum. Ben derin devletten, Nato artıklarından v.s işlerden anlamam. Yok Sn Erdoğan projeydi, yok o proje bitti yenisi geliyor filan komple teorilerinden anlamam. Gördüklerimden bir şeyler anlamaya çalışıyorum. . Haçlı ordularını hatırlıyor musunuz !? İsa’nın adını göklere çıkarmak adına, o zamanlar için dünyanın bir ucundan kalkıp gelip İslamın üzerine saldırdılar. İlk gelenler o kadar çok ganimet kazandı ki , sekiz tane daha düzenlendi. Ama altıncıdan sonra ganimeti bırak canlarını zor kurtarmaya, ülkelerine eskisinden daha fakir olarak dönmeye başladılar. Sekizinci seferden sonra da bitti. Müslümanlığın yayılmasında “ele geçirilenlerin ganimet olması”, fakir halkın islamiyete geçmesini hızlandırmıştır bence. Hiç bir dine hakaret etmek gibi bir niyetim yok. İnsan davranışlarını anlatmaya çalışıyorum anladığım kadarıyla.

Belediyelerin kaybı iktidar için maddi anlamda çok ciddi bir travmadır. AKP yi iktidar yapan Refah Partisinin İstanbul ve Ankara belediye başkanlıklarıdır. Maddi kazanç hem partiye güç kazandırır hem o maddiyatı halka dağıttığı için taraftar kazandırır. Korona için belediyelerin yardımlarını neden kestiler zannediyorsunuz?! Diğer taraftan ülkeye yıllardır deli gibi borç para geldi. Bu borç para yol, bina, saray inşatları ile dört beş kat çevrim hızına ulaşıp tüm vatandaşlarda pembe bir masal dünyası yarattı. Sn Eğilmez’in bir yazısını okumuştum; ” AKP, esnaf iktidarıdır” diye. Ayrıca kim söylemişti hatırlamıyorum ama birisi şöyle demişti; “Demirel’i , Arçelik bayileri iktidar yaptı”. Şimdilerde esnafın AKP yi destekleyeceğini düşünüyor musunuz gerçekten !? . Diğer taraftan durumu sezen Kılıçdaroğlu bir ok daha fırlattı iktidara ve ok, iktidarın aşil tendonunu paramparça etti . “İhaleyi alan müteahhitleri uyarıyorum. İktidara geldiğimizde ihale bedellerini ödemeyeceğiz” Kimse pek anlamadı ama işi para kazanmak olan iş adamları mesajı çok net aldı. Boşuna söylenmiş bir söz değildi. Hem belediyelerin milyarlık bütçeleri yoktu hem de ihaleye girenler artık eskisi kadar hevesli olamayacaktı. Kafalarına “Acaba !?” takılmıştı.

Ardından korona virüsü patladı ne yazık ki ! Küçülen pasta artık tamamen lokmaya dönmüştü. Ve ancak yakınlara yetebilir hale gelmişti. Türkiye, dünyanın krizle çöktüğü 2008 yılından bile büyüyerek çıkmıştı. Türkiye 1999 ve 2001 yıllarından sonra ilk kez 2009 da %4.7 küçüldü. Yıl sonu oluşacak rakamların daha başında olan Mart 2009 yerel seçimlerde AKP en düşük oy oranlarından birine sahip olacak, oyu %38 e düşecekti. Seçim 2010 mart ayında olsaydı bence büyük olasılık %33, hatta daha altını görebilirlerdi. 2019 yılının son çeyreği sert düşüş olsa da yılı %0.5 büyüme ile bitirdiler. 2020 nin ilk çeyreği de büyüme rakamı güçlü gelebilir bence. Ama yıl sonu çöküş geleceği bilmek için uzman olmaya gerek yok. 2020 son çeyreği veya 2021 başında yapılacak bir seçim iktidarı kesin değiştirir. İyi de iktidar partisi bunu görmüyor mu, onu zorlayabilecek bir durum yokken neden seçime gitsin. İşte onu ben de bilmiyorum !? Ama bir şeyler olduğunu seziyorum. Pazar sabahı “Sn Soylu görevden alındı bile bence” diye yazdım. Gece istifa haberi geldi. Ortalık yıkıldı . Sn Soylu’ya bir milyon destek tweeti atılmış. Sn Soylu DP nin başına geçsin 500 bin oy alsın şaşkınlıktan şok olurum herhalde. Demek ki burada başka bir dünya var. Ardından 1999 dan beri sürekli bir şekilde iktidar da olan Sn Bahçeli’nin üç yıldır ısrar ettiği ama, Sn.Erdoğan’ın kesinlikle “hayır” dediği AF YASASI bir ay da meclisten çıkıp yasallaştı. Komple teorileri veya derin devlet söylemleri beni ilgilendirmiyor. Anlamıyorum ben o işlerden. Tetik etkisi olabilir, %1 etkisi olabilir ama,”Türkiye’yi onlar yönetiyor” demek bana mantıklı gelmiyor. Gördüğüm iktidarın pastası bitti. Vatandaş da siyasiler de yeni büyük pasta oluşturmaya ve pastanın konulacağı masada kendilerine yer açmaya çalışıyor. Deva partisine ve Gelecek Partisine de ben bu pencereden bakıyorum. O yüzden seçim kaçınılmaz geliyor bana.

Sosyal Medyada Paylaşın!

Murat KARTALKAYA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİLGİLENDİRME
(1) Bu sitedeki yazılar ve yazara ait yorumlar yazarın görüşlerini yansıtmakta, kişi ya da kurumların yatırım kararlarını etkilemeyi ya da yönlendirmeyi amaçlamamaktadır. Site, yatırım danışmanlığı niteliği ve amacı taşımamaktadır. Bu sitedeki yazı ve yorumları dikkate alarak yatırım kararı verenler tamamen kendi kararlarıyla risk almış sayılırlar.
BİLGİLENDİRME
(2) Bu sitedeki yazıların başlığının ve içeriğinin değiştirilerek yayınlanması halinde sorumluluk bunu yapanlara ait olacağı gibi aleyhlerine yasal yollara başvurulacaktır.
SOSYAL MEDYASosyal Medyada Beni Takip Edin!

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Sosyal Medyada Paylaşın!