Outliers- Malcolm Gladwell

Harika bir kitap.Son yıllarda okuduğum kitaplarda en iyi ilk beşe girer.İlk alırken biraz endişeliydim aslında.Yine birilerinin ne kadar çalışkan ne kadar zeki,ne kadar şanslı olduğunu anlatacak sanmıştım.İlk sayfasından itibaren ne kadar yanıldığımı anladım.

Başarılı olmak için,zeki olmak,zengin olmak,fakir olmak,bir dine veya millete sahip olmak,çok şanslı olmak..Bunların hiçbiri tek başına birşey ifade etmiyor.Bu kitabı okuduktan sonra” o çocuğun başarılı olacağı belliydi” kilişesinden kurtulacaksınız.Zeka,kişilik ve hırs özelliklerinin tek başına bir işe yaramadığını göreceksiniz.Özel yerler ve ortamlarının bir araya gelmesi gerekiyor.

1882 yılında İtalya Rosetolu dan ABD ye  göç eden İtalyanlar ABD Pennslvania da küçük İtalya yı kurdular.1950 bir doktor bu adamların hiç doktora  gelmediğini hastalanmadığını fark ediyor  ve araştırmaya başlıyor. Ölümleri yaşlılıktan oluyor,uzun ve sağlıklı yaşıyorlar ve 65 yaş altında kalp krizi yaşayan olmuyor.Yemek aliışkanlıklarına bakıyorlar.Özel bir şey yok,spor yok.Çevre topluluklara bakıyorlar bu özellikler yok..Roseto dan göç etmeyip halen orada yaşayanlara bakıyorlar özel değiller.

Sağlılıklarının sebebi üç kuşağın bir araya gelip yemek yemesi,küçücük topluluklarında 22  sivil kuruluş ile sürekli birbirleriyle ilgilenmesi,sokaklarda gezinip birbirleriyle konuşmalarında yani topluluğun kendisindeydi.

“Yeterince çalışır ,kendinizi ortaya koyar,beyninizi ve hayal gücünüzü kullanırsanız dünyayı istediğiniz biçimde şekillendirebilirsiniz.”

“Başarı tesadü değildir.Öngörülebilir ve güçlü bir dizi koşul ve fırsatlardan ortaya çıkar “

Yaş…. Eğitimde,sporcu veya sanatçı seçimlerinde belli bir yılı dikkate alırlar değil mi !? Örneğin 1990 doğumlular diye..Oysa 1990 ocak doğumlular ile aralık doğumlular arasında neredeyse bir yaş vardır.Yapılan bir incelemede dördüncü sınıf öğrencileri arasında yaşın iki ucu arasındaki çocuklardan yaşça büyük olanlar 100 üzerinden 80 alırken,küçük olanlar 68 alıyor.Bu fark üstün zekalılar programına katılmak için gerekn fark.Aynı zeka seviyesindeki çocuklardan yıla ilk doğanlar bir adım önde oluyor anlayacağınız.1990 yılında doğanları üç ayrı sınıfa ayırsalar 1990 doğumlulardan üstün zekalı eğitimine katılanlar üç katına çıkabilirdi oysa.

Aynı şey spor müsabakalarında içinde geçerli.1990 yılının başında ve sonunda doğan aynı yetenekteki öğrencilerden erken doğanların adale ve kafa yapıları ile yılın sonunda doğanlardan daha güçlü olmaları yılın sonunda doğanların kaybolmasına neden oluyor.Yani oğlak,kova,balık burcunda  doğanların daha başarılı olmalarının sebebi astrolojik haritası değil sanki.Kanada hokey takımının  dünya şampiyonu olduğu 2007 yılı oyuncularının %70 i ocak-mart doğumlulardan oluşuyor mesela.

Çalışmak..10 bin saat kuralı..Araştırmalar gösteriyor ki bir öğrenci iyi müzik okullarından birinin yetenek sınavını kazanıp okula girebiliyorsa diğer öğrencilerle arasındaki performansını ayıran ne kadar çok çalıştığı oluyor.Zirvedeki insanlar herkesten çok daha çok daha fazla çalışıyor.Araştırmacılar uzmanlık için sihirli sayının  10 bin saat olduğunda hem fikirler.Gerçek uzmanlığa kavuşmak için beynin bilmesi gerekenlerle kaynaşması 10 bin saat  alıyor.10 bin saat ise aşağı yukarı 1o yıl demek oluyor.

Türk futbolunda genç yetenekler neden kayboluyor a inanılmaz bir cevap veriyor.Bugünün Türk milli futbol takımına bakın..Gencecik oyuncuların hemen hepsi yurt dışında yetişmiş oyuncular.Çünkü Türkiye de bu oyunculara sabır gösterilip oynamalarına izin verilmiyor.Pratik yapmazlarsa ustalaşamıyorlar.Sonra arenaya seyircinin önüne atıyorlar parçalasınlar diye.

Beatles 1960 dan 1962 ye kadar Hamburg ta bir iş alıyor ve bir buçuk yıl içinde 270 gece çalıyorlar.1964 deki patlamalarına kadar tahmini 1200 canlı performans sergiliyorlar.Bugün kü ünlü gruplar tüm kariyerleri boyunca 1200 performansa ulaşamıyorlar.

Tesadüfler ..….Çizginin dışındakiler sıradışı fırsatların herhangi bir türünden faydalanıyorlar.İnsanlık tarihinin en zengin 75 kişisini listelemişler.Firavunlar, Roma İmparatorları filan var listede.Bu 75 kişiden ondördü  19. Yüzyılın ortalarında dokuz yıl arayla  doğmuş Amerikalılar.Neden mi 1860 ve 1870 lerde Amerikan ekonomisi tarihinin en büyük değişimini yaşadı.Demiryolları ve Wall Street gibi..1840 doğumlu iseniz bu fırsattan yararlanamayacak kadar küçük,1920 doğumlu olanlar ise yaşlıydı.1930  doğumlular ise fırdatın kucağına düşüyordu.

1975 yılı ise bilgisayar çağının başlangıcıydı.1975 yılı içinde bulunduğunuz  ideal yaş 20,21 ise ki bu 1954-1955 doğumlular demektir.Bill Gates  1955 , Paul Allen  1953 ,Steve Ballmer  1956 ,Steve Jobs 1955 ,Eric Schmidt 1955 ,Bill  Joy 1955….Kısaca zaman,mekan ve doğum tesadüfleri sıradışı başarılar için önemli etkendir.

IQ ….Ortalama bir insan IQ su 100 dür.Einstein IQ su 150 idi.IQ su 70 altında olanlar zihinsel engelli kabul ediliyor.Üniversite ile başaçıkabilmek için 100 ün biraz üstünde olmanız yeterli olabilir.Ciddi bir yüksek lisans programında başarılı olmak için 115 IQ gerekir.

Başarı ile IQ arasındaki ilişki ancak 120 IQ ya kadar işliyor.Sonrası dünyada ölçülebilir bir avantaja dönüşmüyor.IQ su 130 olan bir bilim adamının Nobel ödülü alması IQ su 190 olan bir bilim adamı ile aynı görünüyor.Başarılı bir avukat olmak için çok yüksek IQ  den daha çok üretgen bir beyne ihtiyaç var.Bir araştırmacı yüksek zekalı öğrencilerin hayatta nasıl başarıl olacaklarını ispat etmek için denekler tespit edip takip ediyor.Yıllar sonra elde ettiği sonuç beklentisini hayal kırıklığına uğratıyor.Deneklerin çoğu sıradan kariye rsahibi oldu.Yaptığı denek testlerinde başarılı olamadıkları için elediği iki öğrenci ise Nobele aday olacaktı.Zeka ve başarı tek başına mükemmel bir karşılıklı ilişki değildiri anlıyoruz buradan.

Pratik Zeka …IQ 180 bile olsa bir cinayet soruşturmasından konuşarak beraat etmenize,hocanız ile konuşarak sınavı tekrar etirmenize  yetmez..Burada pratik zeka gereklidir.Pratik zeka ; kime ne söyleyeceğinizi bilmek,bunu ne zaman söyleyeceğinizi bilmek ve maksimum etki için bunu  nasıl söyleyeceğini bilmektir .Pratik zeka ve IQ birbirinden ayrıdır.Birinin olması diğerinin olmasını gerektirmez.

Aile etkisi ….Bir sosyalog Amerika da bir grup üçüncü sınıf öğrenci ile bir deney yaptı.Zenci,beyaz,zengin fakir 12 öğrenci ailesi tespit etti.Herbirini yılda 12 defa ziyaret ederek yüzyüze incelediler.Çocuk yetiştirmeyle ilgili  pekçok felsefe göreceklerini düşünüyordu.Sonuçta çok keskin iki sonuca ulaşıyorlar.Zengin ana babaların ve fakir ana babaların çocuk yetiştirmeleri.

Zengin ana babalar  okul dışında  çocukların eğitimine devam ediyorlar.Onları kurslara,spor ve sanat aktivitelerine götürüyorlar.Fakir çocuklar ise anne babalarından ayrı mahalle arkadaşlarıyla büyüklerin dünyasından ayrılıyordu.Zenginler çocuklarını sorgulayıcı ,hak arayıcı olarak yetiştirirken ; yoksul aileler otoriteden yılıyor,hak aramıyor,pasif kalıyorlardı.Ama daha az yakınıyorlardı,daha bağımsız ve daha yaratıcıydılar.Yani sokaklardan gelen bir gencin IQ su ve pratik zekası yeterli ise ve gerekli fırsatlarda oluşursa zengin  gençlerden daha bağımsız ve yaratıcı bir başarıya imza atma olasılığı daha fazladır.

Bir araştırmacı 730 yüksek zekalı  erkek deneği araştırıyor.Ve onları üç gruba ayırdı.%20 si yıldızlardı avukat,doktor,akademisyen v.b olmuşlardı.%60 ı mennuniyet verici bir kariyer edinmişti.Alt grupta kalan %20 ise zihni kapasitelerinin altında kalmıştı.Araştırmacı farkın neden geldiğini anlamak için tüm olasılıkları inceledi.Akıl,ruhsal sağlık,hobileri,merakları,yürüme ve konuşma yaşları,okul hayatlarındaki IQ sonuçlarını karşılaştırdı.Hemen hemen hepsi benzerdi.Tek fark AİLE ALT YAPISıYDI. Unutmayalım burada son gruptaki insanlarda yüksek zekaya sahip kimselerdi,onları dünyaya gerektiği gibi hazırlayacak insanlar olmadığı için harcanmış yeteneklerdi.Çoğu zeki insan başarılı olmak için gerekli süreçlerde yardım alamadığından kayboluyor.

Başka bir araştırmaya göre alt,orta ve üst gelir grubuna ait çocuklar incelenmiş.Okul açıkken orta gelir grubuna ait çocuklar daha başarılı bir öğrenme süreci geçiriyor .Yoksul ve zengin grup ise benzer özellik sergiliyor.Ama iş okul sonrası döneme gelince  orta ve düşük  gelir grubunda öğrenme yok denecek seviyede kalırken,zengin grubunda aynen hatta artarak devam ediyor.

Demografik Yapı.. Başka bir araştırmacı 1903 -1917 yıllarında doğan yüksek zekalı öğrencileri inceliyor.Bunları iki gruba ayırıyor.a-)1903-1911 doğumlular b-) 1911-1917 doğumlular….A grubunda doğanlar ekonomik buhran ve ardından2.dünya savaşına denk geldiler.Bu uzun yıllar askerlik demekti.1911 den önce doğanlar demografik açıdan şansızdılar.

Türkiye de 1990 civarı doğumluları dikkate alalım.Üniveriste bitirip Türkiye de bir iş kurmak istediklerinde 2015 li yıllara geliyoruz.2015 den beri Türkiye nin ve dünyanın ciddi bir ekonomik kriz ile uğraştığını düşünürsek,dünya ekonomisinin özellikle Türkiye ekonomisinin küçülmeye gittiğini düşünürsek  1990 lı çocukların iş kurup başarılı olma olasılıkları ne kadardır sizce !?İstedikleri kadar iyi yetişmiş ve zeki olsdunlar.

Yahudilere yaşadıkları Hristiyan veya Müslüman ülkelerde toprak veya mül sahibi olma izni verilmiyordu.Onlar terzilik v.b kentsel sektör ve mesleklerde çalışabiliyor ve uzmanlaşıyordu..Özellikle ABD de sanayi devrimi ve şehirleşme devreye girince şehirli el becerilerine sahip Yahudiler birden öne çıkıp zenginleştirler.Onlar yıllardır üzerine sahip bir beceriye sahipti ve bu beceriler birden değer kazanmıştı.Yahudiler diğer ABD ye göç eden İrlandalı ve İtalyanlar gibi köylü değildi.

1940 ların New York devlet okulları dünyanın en saygın ve en iyi eğitimi veren okulları kabul ediliyordu.Bu ekonomik buhran ve savaşa denk genel belki proföser olabilecek zekaya sahip hocalar iş garantisi ,işten atılmama,emeklilik sebepleri ile devlet okullarında kalıyordu.Onların yetiştirdiği öğrencilerde hayata bir adım önde başlayabiliyordu.

Miras ….Bir aile bir başka bir aile ile savaşıyorsa bu kan davasıdır.Aynı konum içinde bütün kasabalarda pekçok aile birbirleriyle savaşıyorsa bu bir modeldir.Bu onur kültürüdür.Sicilya,İspanya nın Bask bölgesi gibi dağlık bölgelerde ve verişimsiz topraklarda kök salmaktadır.

Kayalıklarda yaşayıp hayvancılık yapan ile çiftçilik yapanların kültürü farklıdır.Çiftçi diğer insanlarla işbirliğine mecburdur.Oysa hayvancılıkla uğraşan özgürdür.

Sınır bölgelerinde yaşayanlar şiddeti yakından bilirler.Sürekli savaş ve işgal görmüşlerdir.Verimsiz  toprak ve kayalık yerlerde hayvancılık yapanlar gibi çevredeki karmaşaya,yetersizliğe ve savaşa karşın sıkı aile bağlarına ve herşeyden çok özel önem verdikleri kan bağına sıkı sıkıya bağlıdırlar.

Onur kültüründe sinirli biri kişisel bir tehdide karşı onu öldürerek cevap verir ve onur kültüründe bir juri veya insan topluluğu – o  koşullar karşısında – cinayetin suç olmadığını düşünebilir.

Etnik Kuramlar..Bazı topluluklar ve milletler ne olursa olsun kurallara ve palanlara aşırı bel bağlarken ,bazıları daha esnektir.Yunanistan ,Portekiz,Guatemala,Uruguay,Belçika  aşırı kuralcı ülkelerken; Hong Kong ,İşveç,Danimarka,Jamaika,Singapur en az kuralcı ülkelerdir.Danimarka ve Belçika uçakla bir saat mesafede fiziksel şehirleşme ile ikiz kadar birbirine benzerken; yaşam tarzı olarak Belçikalının kuralcılığı Danimarkalıyı çıldırtabilir..

Kuralcı toplumlarda güç mesafesi endeksi de yüksektir.Güç mesafesi , hiyerarşiye yönelik tavırlarla  ilgili;özellikle belli bir kültürün otoriteye ne kadar değer verdiği ve saygı duyduğu ile ilgilidir.Hollanda gibi güç  mesafesi düşük bir ülkenin başbakanını Pazar alış verişinde görmeniz normaldir.Ama Belçika ve Fransa gibi ülkelerde bunu görmek düşük olasılıktır.Türkiye de tıpkı zorlama olarak görüldüğü gibi.Franszıların güç mesafesi Almanların iki katıdır.Hiyararşiyi çok fazla desteklerler.Biz Türkiye doğumlular için Almanlar her zaman kuralcı ve hiyararşik yapıdaydı.Allahtan işçi olarak Fransa ya değil Almanya ya gitmişiz.İki katı Alman disiplini bizi boğardı herhalde.

Kuralcı ve güç endeksi yüksek ülkeler plan ,program ,düzen içinde herşey sabitken harika işler çıkarıp gelişim gösterebilirler.Ancak bu ülkelerin üyeleri yaratıcılık,ani karar verme,gerektiğinde kontrolü ele geçirmek gibi konularda paniklerler.Bu ülkelere ait pilotlarda ,kaptan pilot bir eksik veya hata yaparsa onu uyarmaktan veya olaya müdahil olmaktan çekindikleri için uçağın düşmesine yol açabilirler.

Diller ,Yaşam Koşulları ..Çince de rakamları ifade eden sözcükler son derece kısadır.Örneğin ”4-si,7-gi” .saniyenin dörtte birinden daha kısa sürede telafuz ediyor.Türkçe de ise dört ve yedi gibi telefuz ediliyor.Saniyenin üçte birini alıyort.Asya dilleri ile diğer diller arasındaki bellek boşluğu işte bu süreden kaynaklanıyor. Dört yaşındaki bir Çinli ortalama 40 a kadar sayabiliyorken,Amerikalı çocuklar 15 e kadar sayabiliyorlar.

Sayı sistemlerinin düzenli olması aynı zamanda , Asyalı  çocukların matematiğin temel işlevlerini daha kolay yapmasını sağlıyor.59 bizim için kafamızda çevirmemiz gerekn bir sayıdır…5 tane on ve 9 u  59 olarak çeviririz.Çinli ise çevirmez .beş-odokuz onun için yeterlidir.Asyalılar neden matematikte daha başarılı çünkü doğuştan dil avantajına sahipler.

Matemetikte başarılı olmanın temeli bir grubun yaşam biçimi,koşullarıda olabilir.Çin de temel tarim çeltik tarlalarıdır.1500 kişilik bir köy  182 hektar bir toprakla tam olarak geçinebilirler.Amerika da tek bir aile çiftliği bu kadardır.Çin de yardımlaşma,çok çalışma,takip etmek gibi beceri odakli bir yaşam vardır.Her santimetreyi  birakç kez ekip ençok ürünü elde etmek zorundasınız.Çinde sulu tarım yapan bir köylünün iş yükü yılda 3000 saattir.

Ulusal kültürlerinde çabaya ve çalışkanlığa önem verenlerin matematikte başarılı olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek.Matematikte başarılı ülkelerin başında Singapur,Güney Kore,Tayvan,Hong Kong ve Japonya geliyor.Bunların ortak özelliği sulu pirinç tarımı.

Atasözleride başarıyı etkiliyor doğal olarak.Rus Atasözü “ Tanrı Getirmezse ,toprak vermez “ derken Çin Atasözü “Kan ter olmadan yemek olmaz “ ve “ Yiyecek için Tanrı ya değil,yükü taşıyan iki eline güven “ der.

ÖYLEYSE BAŞARI….Başarılı olanlar en parlak zekaya sahip olanlar değildir.Başarı sadece kendi aldığımız kararların ve gösterdiğimiz çabaların toplamı da değil. Daha çok bir armağan.Başarılı olanlar kendilerine  fırsat verilenler ve bu fırsatları değerlendirecek  güç ve soğukkanlılığa sahip olanlardır.Doğru zamanda doğmuş olmak,doğru ana babadan doğmuş olmak,doğru etnik yapyla doğmak,kültürel miraslarından doğru faydalanmak ve kültürel mirasın etkilerinden doğru zamanda ayrılmak gerekiyor.En iyi ,en parlak başarı temsilcileri topraktan doğal olarak  fışkırmıyor.

Leave a comment