Kuantum Bilgeliği ve Tasavvuf-Haluk Berkmen

Şamanizm ve Kuantum fiziği benzerliklerini  inceleyen  Fizik Doçenti Fred Alan Wof un “Kartal ın Bakışı”ndan sonra bu seferde Kuantum fiziği ile tasavvufu inceleyen bir kitap..
Kuantum fiziği herkesin kaba taslak fikrinin olması gereken bir konu bence.En azından günümüzü ve geleceği merak edenler için..Gerçi onlara göre gelecek ve geçimiş yok ama herneyse..
Önce iki kavramı tanımlamak sanırım daha iyi olur.Kuantum ; Maddenin temel özellikleri arasında belirsizliğin ve süreksizliğin bulunduğunu,atom-altı parçacıkların aynı zamanda birer dalga olduklarını ileri süren bir kuramdır.Tasavvuf ise ; Tanrı nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dini ve felsefi akımdır.
Önce iki kavramı tanımlamak sanırım daha iyi olur.Kuantum ; Maddenin temel özellikleri arasında belirsizliğin ve süreksizliğin bulunduğunu,atom-altı parçacıkların aynı zamanda birer dalga olduklarını ileri süren bir kuramdır.Tasavvuf ise ; Tanrı nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dini ve felsefi akımdır.
Esas itibariyle 4 tane kuantum varsayımı vardır. Bunlar Nesnellik, Yerellik, İndirgeyicilik ve Pozitiflik varsayımlarıdır.Bu kitapta sırasıyla bunları yorumlarken Kuantum kuramı ile Tasavvuf ilişkilerinden de söz ediyor Haluk Berkmen..

Nesnellik varsayımı: Kuantum kuramı her nesnenin enerji yoğunluğu olduğunu iddia  eder. Teklikte çokluğu ve çoklukta tekliği bulan arif kişi Kuantum Mantığına uygun düşünür.
Nesnellik varsayımı: Kuantum kuramı her nesnenin enerji yoğunluğu olduğunu iddia  eder. Teklikte çokluğu ve çoklukta tekliği bulan arif kişi Kuantum Mantığına uygun düşünür.
Yerellik varsayımı- GÖRELİLİK KAVRAMI ; Işığın bir hız limit vardır.Saniyede yaklaşık ( havasız ortamda)300.000 km..Hiçbir nesne  ışıktan daha hızlı hareket edemez.3 uzam ve bir zaman olan 4 boyutlu  evrende eğer görebilmek için 3 uzamın birini çıkarıp yerine bir zaman koyarsak yani evreni 3 boyutlu olarak dikkate alırsak – x =yol ,t= zaman ,c= ışık hızı ise –  x=t  ortaya çıkar.Çünkü C yani ışık hızı sabit olduğundan bir kabul edilir.Hiçbir nesnenin hızı ışık hızını geçemeyeceğinden nesnenin hızı C den küçük olacaktır.Eşit olduğunda ise x=0,t=0  dır.Bu nokta burada ve şimdi noktasıdır.Fizik ve metafiziğin keşiştiği noktadır.Son yıllarda bilim dünyası nesnenin hızının ışık hızını geçeceğini kanıtlamaya başlamıştır.Fizik alemde ışıktan hızlı etkiler olabiliyorsa metafizik alemdede ışıktan hızlı etkiler olabilir.Yani anda geçmiş ve gelecek denen kavramlar görülebilir.
İndirgeyicilik varsayımı: Nesneleri anlamak için onları bölüp parçalamanın gerekli olduğu varsayımıdır. Günümüzde tüm disiplinler bu yaklaşımı uyguluyorlar. Eğer nesneler dönüşen enerji yoğunluklarından ibaretse, “temel parçacık” kavramı dahi yanıltıcı olmaktadır. Nitekim modern fizik kuramlarında parçacık kavramı yerine titreşen dalgalardan, sicimlerden hatta titreşen “membran” denen yüzeylerden söz edilmektedir. Dolayısıyla, bütünü parçalarına ayırarak en 3 temel parçacığa ulaşacağımız görüşü bir varsayımdan ibarettir.
Pozitiflik varsayımı: Evrende var olanların ve aralarındaki etkileşmelerin ölçülebilir olduğu varsayımıdır. Oysaki tüm çabalara rağmen ve elde edilmiş birçok başarıya rağmen ölçüm metodu ile kesin sonuç elde etmek mümkün değildir. Zira ölçülen ile ölçen arasında boyut farkı yoksa ikisi arasında bir bağ oluşur ve kesin sonuç elde edilemez; ancak göreli ve eksik bir sonuç elde edilebilir. Tasavvuf anlayışına göre evrenin oluşumundan önce ve hatta Tanrı/Allah varlığının dahi gerisinde bilinmesi mümkün olmayan belirsiz bir âlem bulunur. Bu âleme Hahut âlemi denir.
Hem insan hem de tüm nesneler aynı enerji kaynağından ürerler.Her enerjiyi beş duyu organımızla algılayamasakta var olduğunu  biliriz.Örneğin Tv -Radyo dalgalarını göremeyiz ama var olduğunu biliriz.
Tasavvufçular, Kuantumcuların metafizik dediği  tek,oluşturan  enerji yani  yaşam enerjisini Ehad ( tek ve herşeyi kapsayan ) olarak nitelendiriyorlar anladığım.
Tümel yani varoluş enerji alanı ile bağları güçlü manevii ilişkiler kuran insanlar kendi başlarına güçlü ve güven dolu bir yaşantı sürerken,bağları incelmiş olanlar ise genellikle çevrenin onayını , birilerinin desteğine sığınır.
Özden dikey olarak dalga ve yatay olarak iki doğru çizilirse  dikey dalgayı ,yatay maaddeyi gösterir.Buluştukları noktalarda ise nesneler çeşitli  şekillerde görülür.Aynı öze Tanrı dersek dikey olarak  TİN ve yatay olarak BEDEN  olursa da  kesişen yerlerde insan görülür
Her insanın ve nesnenin maddi bedenini çevreleyen bir enerji alanı bulunur. Aura veya Astral beden denen ışık özellliği taşıyan bu koza statik elektirik içeren bir enerjetik bedendir.
Kuran ,Ali İmran Suresi 185.ayette “Her nefs ölümü tadacaktır “ ifadesinin fizikteki karşılığı “ Her var olan ,sonsuz ve bütünsel enerji alanına geri dönecektir “ diye yorumlanabilir.Evrendeki tüm nesneler tek bir enerji alanı içinde bütünsel bir dalga durumundadır.Canlı veya cansız nesne gözlemlenildiği anda dalga çöker ve bağımsız bir parçacık halinde görülür.
İnsan bir enerji paketi olduğundan kritik noktaya ulaştığında tek bir dalga haline dönüşür ve tüm evrenlşe anında bütünleşebilir.Bunu akıl ve mantık yoluyla değil metafizik bir etkileşimle gerçekleştirir.Dua,namaz,zikir,meditasyon bu geçişi sağlayabilir.
İnsan bir yardım görmeden ve hiçlik deneilebilecek bir seviyeye inmeden farklı bir boyuta sıçrayamaz.İnsan bir anlam varlığı olarak olmuş bitmiş ve tamamlanmış bir yapı değil,olmakta,dönüşmekte olan bir tin-beden ve ruh bütünlüğüdür.
Her var olan nesne hem dalgadır hem parçacık.Her insan hem  ruhtur hem beden.Varlık hem vardır hem yoktur.Yaşama anlam vermenin metodu,tevazu ve teslimiyeti,çoşkulu bir şekilde ,an içinde kucaklamaktan geçer.
Bir insanın psikolojik kişilik düzeyi üç ortamda ortaya çıkar.Kumarda kaybedince ;bir yolculuk sırasında tanımadığı ortamlarda beklenmedik durumlarla karşılaştığında ve içkinin etkisiyle kontrolünün ve savunmasının azaldığı durumlarda.
En büyük mutluluk,mutsuz olmak için bir neden bulunmadığını bilmektir.En büyük zenginlik,elindeki servetin yeterli olduğunu bilmektir.Ve en büyük bilgi ,bilmediğini bilmektir.
AYDINLANMA ne çok çalışma ile ne büyük emek sarfedilerek elde edilebilir.Aydınlanma denebilecek bilinç düzeyi ,sabır ve cesaretle,nefsinemir ve isteklerini kontrol ederek,bir meyvenin olgunlaşması gibi olgunlaşmayı bekleyerek ve hiç beklenmedil bir anda ani bir sıçrama şeklinde aydınlanmanın  gerçekleşeceğine inanarak bu gönül yolunda ilerlemenşn sonucunda gerçekleşir..



Leave a comment