Kozmik Kod- Maddenin İçine Gezi Heinz R. Pagels

21 Kasım 2020by Murat KARTALKAYA0

“Evreni anlama çabası insan yaşamını güldürücü bir tiyatro oyunun biraz yukarısına yükselten ve ona biraz trajedi zerafeti veren çok az sayıdaki birkaç şeyden biridir.” Steven Weinberg

Evreni anlama çabanıza destek olan bir kitap. Kuantum fiziği hakkında okuduğum altıncı kitap. Halen çok zorlanıyorum. Ama okumaktan büyük keyf alıyorum. Evrenin yaradılışı ve büyüklüğü karşısında insan olarak kendimizi fasulyeden nimet saymamıza şaşıyorum. Dinler biran önce kendini bilime uyarlamalı yoksa çok zorlanacaklar. Yıllardır dinlerin bilime neden karşı çıktığını çok net anlıyorsun fiziğin geldiği yeri görünce. Hemen tüm dinler bilime sıcak bakmıyor. Çünkü bilim sürekli kendini yeniler ve tamlığa, tam bilgiye ulaşmak ister. Mesela Musevi Kabala’da tamlığın ve bütünlüğün sadece yaradana ait olduğu ve ancak onun tarafından bilineceği söylenir. Bütünlüğü ve tamlığı bilme çabası yaradanı taklit etmektir ve günahdır. Bilime en büyük katkıyı laik musevilerin sağlaması ise ilginç bir ironi.

Din, evreni dünyaya ve insana sığdırıp bunun dışında kalanları da cinler, melekler, şeytan ile kapatmış görünüyor. Yaşamı doğum ile başlatıyor ve cennet veya cehennemde bitiriyor. Din kitaplarında yaratılış, bir cennet bahçesinde yaradan tarafından yaratılan ve onun hizmetkarları yapılan atalarımız hakkında bilgi verir. İki ağaç vardır. Bu ağaçlar bilgi ve yaşamdır. Atalarımız bilgi ağacının meyvesini yediler. Yaradan gibi bilgide sınırsız hale gelebilirler hatta yaşam ağacının meyvesini yiyip ölümsüz olabilirlerdi. Yaradan bunlar olmadan atalarımız cennetten attı. Bu yüzden insanlar sonsuz bilgi görüşünü ararlar, fakat süreli yaşarlar.

Bu kitapta evrenin hiçlikten, büyük patlama ile muazzam sıcaklıkta bir çorba şeklinde oluştuğunu. İlk oluşan çorbanın akılların alamayacağı bir sıcaklıkta ve her şeyin birbirine sımsıkı bağlı olduğu, soğudukça birbirinden ayrılıp maddeleştiğini okuyoruz. Bilinen atom altı parçacıkların mutlak olarak birbirinin aynı olduğunu anlıyoruz. Evrenin bir gün yine cehennem gibi bir sıcaklıkta yok olabileceğini anlıyoruz. Günümüzde çok kullanılan hiçlik, hem okyanus hem okyanus da damla olmak (yani tüm evrenden bir parça olmak) söylemlerinin altında evrenin yaratılışından beri taşıdığımız atom altı parçacıkların hafızası mı var. Ölümden sonra cehennem veya insan yaşamının sonunun kıyamet ile geleceği de bu hafızanın bize söylettiğimi.

Bu kitap evren nedir !? Hepimizin isteksiz olduğu 3 boyutlu film mi ? Kozmik bir şaka, dev bir bilgisayar, yüce yaratanın bir sanat eseri mi yoksa bir deney mi ? Yoksa kodlanmış, kozmik kodla yazılmış bir mesaj mı !? sorularını cevaplamaya çalışıyor. Kitaptan kısa bir özet hazırladım aşağıda. Artık en küçük atom altı parçacıkların çekirdek ve onun etrafında dönen elektron olmadığını biliyorum. Kelvin derecesinin mutlak sıfır derecesi olduğu ve bunun eksi 273 santigrat dereceye denk geldiğini biliyorum. Işık hızının 300.000 km/saat olduğunu biliyorum.

Çoğumuz atomun maddenin en küçük parçası olduğunu bilir. Biraz daha bilgi sahibi olanlar atomun da elektron ve çekirdekten oluştuğunu bilir. Oysa çekirdek altı parçacıklar dünyasını çoğumuz bilmeyiz.

20 yy ile birlikte fizikçiler maddenin içinde evren buldular. Fizikçiler yüksek, enerji hızlandırıcıları, madde mikroskoplarını kullanarak atomun ötesindeki görülmeyen alanla temas kurdular ve onun yasalarını belirdiler. Orada öğrendiğimiz şeyler bize evrenin başlangıcını gösterdi.

Maddenin beş düzeyi ; Moleküller, atomik, çekirdeksel, hadronik ve kuark düzeyleridir.

Molekül; Herşeyin kendisinden yapılmış olduğu temel maddedir. Herhangi bir şeyin sahip olabileceğiniz en küçük miktarı tek bir moleküldür. Su = 2H+0. Hidrojen ve Oksijen gaz atomudur. Su ise oda sıcaklığında sıvıdır. Moleküldür. Molekülü yani suyu atomlarına ayırırsanız aynı şey olmaz. Molekülün ne yapacağı bellidir ama atom tekinsizdir.

Atomlar; Atomun iki bileşeni vardır. Elektron bulut ve çekirdek. Hidrojen en basit atomdur. Çekirdek olarak tek bir proton ve tek bir elektrondan oluşur.

Çekirdek ; Çekirdek nükler güçlerle birbirine tutunan iki ana parçacıktan oluşur. Nötron ve proton.

Hadronlar ;Bu iki piyonun enerjileri artarsa nükler etkileşimleri çok daha yüksek hadronlar oluşur. Hadron toplar protonlar gibi dönebiliyor ve elektirik yükleri ve manyetik özellikleri vardı.

Kuarklar ; Hadronlar kuarklardan yapılmıştır. Kuarklar elektrona benzeyen, elektronun bir birimlik yüküne karşı, onun küçük bir kesri elektirik yüküne sahip kuantum parçacıklarıdır. Elektronun görülebilirliğine karşı henüz kuarkı gören olmamıştır. Kuarklar bağlıyken hadron şeklinde görülürler.

Elektrona bakalım bir de!? Gördük ki çekirdek tek değil. Elektron da tek değil. Leptonlar diye bilinen dönen topların, parçaçıkların ilk üyesidir. Yani Leptonlar ; elektron, nötrino, muon ve taurondur. Leptonlar , hadronlardan farklı olarak birbirlerine daha zayıf bağlı parçacıklardır. Bu parçacıkların farkları nedir ? Muanın kütlesi, elektrondan 200 defa daha fazladır. Yanı şişman elektrondur. Nötrinonlarda da diğer ikisinden farklı elektirik yükü yoktur. Tüm evren nötrino doludur. Tauron ise şişman Muandır. Kütlesi elekron kütlesinin 3500 katıdır.

Leptonlar gerçek parçacıklar olarak vardır, kuarklar ise hadronların içine hapsolmuştur.

Gluonlar ; Kuantum parçacıklarının birbirine yapışmasına yol açar. Dünyayı bir arada tutan zamktır.

Kuarklar, leptonlar ile gluonlar ve bunların düzenlenişi evrende var olan herşeydir. Son malzemedir.

Atomik ve atom altı düzeyde dört temel kuantum etkileşimi var;

1- Kütlesel çekim etkileşimi ; yıldızlar, gezegenler gibi büyük kütlelerin gravition yapıştırıcı ( gluon) parçacıkları ile birbirine bağlanmasıdır. Bu etkileşim olmazsa tüm galaksi yörüngesinden çıkar. Herşeyin sonu gelir.

2- Elektromanyetik etkileşim.; Kütlesel gibi uzun menzillidir. Ama kütlesel çekimden milyarca defa daha güçlüdür. Burada bağlantıyı sağlayan gluon “foton”dur. Yani “ışık parçacığı”. Eğer bu etkileşim olmasa atom, dolayısıyla made ve evren olmazdı.

3 – Zayıf etkileşim ; Kısa menzillidir ve etkileşimi zayıftır. Çok dikkatli incelenirse fark edilir. Yaptığı şey kuarkların lezzetini değiştirmektir. Hadronlar içindeki kuarkların cinsini değiştirir. İçinde tuhaf kuark bulunan hadronu aşağı ya da yukarı hadron olmasını sağlar. Leptonlar ile de etkileşir ve onların bozulmasını sağlar. Diğer iki etkileşime göre çok daha büyük kütleleri vardır. Bu etkileşim durursa ne olur. Radyoaktivite durur. Hemen fark edilmezdi ama milyonlarca yıl sonra güneş sönerdi. Çünkü güneş enerjisinde zayıf etkileşim kullanılır.

4- Güçlü etkileşim ; En güçlü kuark bağlayıcı etkileşimdir. Graviton, foton ve zayıf glunlardan çok daha güçlü olan renkli gluonlar bağlayıcılığı sağlar. Kuarkları hadronların içine kalıcı olarak bağlar.

Tüm evren benzer parçacıktan oluşur ; Enerji durumundaki iki molekül ya da iki atom mutlak bir şekilde birbirinin aynıdır. Gerçek, tüm maddi evrenin, tüm çeşitliliği ile, tamamen, tam olarak birbirinin aynı olan kuantum parçacıklarından yapılmış olduğudur.

Proton bozulur mu ? Protonun bozulma süresi 10 milyar üstü 28 çarpı 1000 yıl olduğu tespit edilmiştir. Bana ne protonun bozulmasından demeyin. Proton bozulması evrenin ölüm çanıdır. Evrende görülebilen maddelerin çoğu ( yıldızlar, galaksiler..) hidrojenden yapılmıştır. Hidrojen atomunun tek çekirdeği ise daha önce söylediğimiz gibi tek protondur. Eğer proton bozulmaya başladıysa, kanser evreni usul usul yiyip bitiriyor demektir.

Big Bang. Evrenin oluşumu ; Evren boşluktan, hiçlikten patladı. Tüm madde yıldızlar ve galaksiler bir zamanlar çok sıcak, yoğun bir madde çorbası halinde toplanmıştı. Bu ateş topu tüm kuarkların, leptonların ve gluonların bir karışımı idi. Çok yüksek enerjide, zayıf, elektromanyetik ve güçlü etkileşim arasında fark yoktur. Hepsi birleşmiştir ve aynı kuvvete sahiptir. Zamanla ateş topu genişlemeye başladı. Genişledikçe ısısı düştü. Isı düştükçe etkileşim kendiliğinden bozulmaya başladı. İlk olarak ağır gluonlar zayıf gluonlardan ayrılmaya başladı. Sonra fotonlar ve renkli gluonlar. Soğuma devam ettikçe sırasıyla çekirdekler, atomlar çok daha sonra da gezegenler, galaksiler oluştu.

Bir saniyenin ilk yüzde birinde başlangıç anı çorbası sıcaklığı 100 milyar Kelvin derecesiydi. (Kelvin mutlak sıfır yani en düşük sıcaklık demektir . Kelvin sıfır derecede iken santigrat eksi 273 derece demektir. ). Bu muazzam sıcaklıkta çorba esas olarak elektronlar, pozitronlar, fotonlar, nötrinolar ve antinötrinolardan oluşuyordu.

Bir saniyenin onda biri geçildikten sonra evren yaklaşık 10 milyar dereceye kadar soğudu. 14 saniye sonra yaklaşık bir milyar dereceye kadar soğudu. Bu sıcaklık çorbanın içindeki parçacıkların dengeden çıkmasını sağlayacak kadar soğuktu.

Başlangıç anından üç dakika geçtikten sonra evrenin sıcaklığı, protonlar ve nötronlar kirliliğinin çekirdek halinde birleşmesine yetecek kadar düştü. İlk oluşan çekirdekler dötoryum ve helyumdu.

Aradan yüzbin yıl geçtikten sonra evren atomların oluşacağı kadar soğudu. Elektronlar, çekirdek ile birleşmeye başladı. Atomlar yıldızları, galaksileri oluşturmaya başladılar. İlk andan birkaç milyar yıl sonra evren bugün ki gibi görünmeye başladı. Bügün evren 10 ile 20 milyar yaş arasındadır. Dünya 4 ile 5 milyar yaş arasındadır. Dünyadaki yaşam ise 2,5 milyar yaşındadır.

Kısaca tüm evren hiç bir şeyliğin yeniden ifadesidir.

Evrenin sonu var mı ; Fizikçiler ,iki temel sonu olacağını düşünüyorlar. Ya yanacağız ya donacağız. Evren, açık ise büyümeye ve soğumaya devam edecektir. Soğuma herşeyi donduracaktır.

Eğer kapalı ise yaklaşık on milyar yıl daha genişlemeye devam edecek sonra durmaya ve büzüşmeye başlayacak sıkışıklık ve sıcaklık artacaktır. Yaradılış tersine döner ve evren madde çorbası haline döner.

Kütlesel çekimler sadece kütle ile ilgili değildir. Her maddenin kendi etrafında dönmesiyle de ilgilidir. Eğer ayın dönmesi durursa sadece kütlesel çekim yetmez ve ay ağaçtan düşen elma gibi düşer.

Fizik yasalarının eskiden deterministik ( mutlak yasalara bağlı) olduğuna inanılırdı, günümüzde ise istatistiksel olduğuna inanılıyor. Modern fizik tüm dünyayı bozulmuş bir simetri olarak görüyor. Doğanın simetrisi gerçekten mükemmel olsaydı evren olmazdı. Tam simetri ilk andaki sıcak çorbada vardır.

Sosyal Medyada Paylaşın!

Murat KARTALKAYA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİLGİLENDİRME
(1) Bu sitedeki yazılar ve yazara ait yorumlar yazarın görüşlerini yansıtmakta, kişi ya da kurumların yatırım kararlarını etkilemeyi ya da yönlendirmeyi amaçlamamaktadır. Site, yatırım danışmanlığı niteliği ve amacı taşımamaktadır. Bu sitedeki yazı ve yorumları dikkate alarak yatırım kararı verenler tamamen kendi kararlarıyla risk almış sayılırlar.
BİLGİLENDİRME
(2) Bu sitedeki yazıların başlığının ve içeriğinin değiştirilerek yayınlanması halinde sorumluluk bunu yapanlara ait olacağı gibi aleyhlerine yasal yollara başvurulacaktır.
SOSYAL MEDYASosyal Medyada Beni Takip Edin!

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Sosyal Medyada Paylaşın!