Haftanın Ardından – 26 Aralık 2020

26 Aralık 2020by Murat KARTALKAYA0

MB Faiz Artırımı ;

24 Aralık günü PPK politika faizini 200 baz puan artırarak %17 ye çıkardı. Hemen bütün ekonomistler ve finans uzmanları bu durumu memnuniyetle karşıladılar. Beklenti 100 – 200 baz puandı. İki defadır MB piyasayı şaşırtmıyor ve en mutlu edecek kararı veriyor. Faiz artışı iyi mi kötü mü kararından önce en azından bir disiplin gelmiş gözüküyor. Daha önceki dönemde faiz kararını tahmin etmek ile altılı ganyan tutturmak hemen hemen aynı orandaydı.

Haziran 2020 de usd/try 6.85 di, kasım 2020 ye geldiğimizde %10.5 artarak 7.58 civarına geldi. Bu artışın enflasyonu yukarı taşıma istediği iki üç ay daha devam edecektir. Geçmiş hareketlere bakarsanız bunu görürsünüz. Bu durumda Ocak ve Şubat 2021 ayındaki PPK toplantılarından faiz artırımı çıkacaktır. En azından piyasa buna zorlayabilir.

Neden doların artması enflasyonu artırıyor diyebilirsiniz. Çünkü Türkiye ithalatının % 85 hammadde ve ara maldan oluşuyor. Örneğin ; enerjimizin %75 i dışardan geliyor. Doğalgazın neredeyse tamamı, petrolün %90 ı, taş kömürünün %95 i dışardan geliyor. İthalatımızın neredeyse %20 sinden fazla. Diğer hammadde ve ara mallar dövizin artmasından aynı enerji gibi etkileniyor. Allahtan döviz artarken petrol fiyatları düştü. Nisan 2020 ayına göre %100 artış göstermesine karşın, Ocak 2020 ye göre %28 aşağıda petrol fiyatları. Bunlara araç, gereç, elektronik ve bilgisayar v.b gibi 18 kalem hammadde ve ara mal ekleyin.

Döviz artışı, üretimin girdi maliyetlerini artırdığı için fiyatlar genel düzeyini artırıyor yani enflasyona neden oluyor. Enflasyonun %14.03 ulaşmasının nedeni de bu. Dünyada çift haneli enflasyon yok şimdilik. ( Bence salgın etkisi bitsin, dünya enflasyon belasına bulaşabilir.) Burada rakibimiz batık Arjantin % 37. Belki bu yüzden dövizi tutmak için MB nın 130 milyar dolarını çöpe attılar. Tutamadılar ve artık çok tehlikeli bir duruma yol açtılar.

MB döviz rezervleri Swaplar çıktıktan sonra 50 milyar usd civarında ekside. Kasadaki paramızı yiyip bitirdiğimiz gibi komşuların emanet ettiği parayı da yemişiz. Ayrıca ithalatımızın %85 inin hammadde ve ara mal olması sebebiyle dövizin hızlı artması ilk başta ithalatı azaltmasına rağmen sonrasında ithalatı artırıp ihracatı düşürdü. Cari açığımızda 50 milyar dolara çıktı. Döviz olmazsa ithalat yapamayız, ithalat yapamazsak üretemeyiz ve ihracat yapamayız. Bir de buna yüksek dış borcumuz olan 422 milyar usd yi ekleyin. Burada sorun sadece yüksek dış borç değil, GSYH ya oranı. Bu oran 2020 İkinci çeyrekte %61 in üstüne çıktı. Kısaca 100 birim varlığımızın %61 i dış borçtan oluşuyor. Kıyaslayabilmemiz için iki örnek dönem verelim. Başkanlık rejimine geçtiğimiz 2018 yılında %55.5, 2010 yılında ise %37.5 civarındaydı.

Tüm dünyada faizler tek hanede iken işte bu yüzden Türkiye’de çift hanelerde. Dünyada 18 trilyon dolar eksi faizde para var. Yine dünyadaki tahvillerinin %88 nin faizi %3 ve altında. Türkiye’de MB faizi %17. İki yıllık Türkiye tahvilleri %15 seviyelerinde. Gelişmiş ülkelerle faiz SIFIR veya eksi. Rusya, Güney Afrika, Brezilya da ise %2 ile % 4 arasında. Batık Venezuela’da %38, Arjantin’de %36.

Bu yüksek faize yurt dışından döviz yağıyordur diye düşünürsünüz! Maalesef . Kasım 2020 sonu itibariyle gelişmekte olan ülke hisse ve tahvil piyasalarına 145 milyar dolar girdiği tahmin ediliyor. Türkiye’ye gelen sermaye ise son altı haftada 2 milyar dolar civarında. %15 faize gelmeyip %3 faize giden sermaye bakalım %17 oldu diye gelecek mi !? Bence çok fazla iyimser olmayın. Gelirse Sürpriz olsun.

Corona ;

Virüsün mutasyona uğrayıp daha dramatik bir hal aldığı söylenti ile başladığımız haftayı, aşının başarılı olacağı ve Mayıs’a kadar önemli ölçüde aşılama olacağı inancıyla kapattık. Bazı bilim adamları mutasyonu, kişinin her gün takım elbisesini değiştirmesi gibi yorumladı. Dış görüntü değişiyor ama içindeki iblis aynı iblis.

Kısaca salgının bu yaza kadar etkisini önemli ölçüde azalacağı anlaşılıyor ki, ben de bu görüşe inanıyorum. Salgının başlangıcına piyasalar nasıl tepki verdi ise, bitişine de tam tersi tepki verecektir diye düşünüyorum. Tabi bu tepki salgının birden ortaya çıkıp panik etkisi yapması kadar sert olmayacak, zamana yayılacaktır.

BRETİX ;

Haftanın sonunda AB ile İngiltere’nin ayrılma konusunda anlaşma haberi çıktı. Bir ara balıkçılık alanı için İngiltere donanmasının dört savaş gemisini bölgeye göndereceği haberi ile gerginleşen hava yumuşadı. Sanıyorum buradaki en büyük sorun AB ye katılma koşullarının belli olması ama ayrılma koşullarının belli olmamasından kaynaklanıyor. İki genç bir birine aşık olmuş, tanışmalarının ilk ayında evlenmişler. Bir yıl sonra geçinemeyip ayrılmaya karar verdiklerinde bir bakmışlar ki; takılar kimde kalacak, araba, yazlık, kışlık kimde kalacak belli değil. Bu haber ile gbp/usd yeniden önemli bir zirve olan 1.3550 seviyesini zorlamaya başladı. Eğer işin çözüleceğine inanç var ise buranın kırılıp 1.4350 seviyelerine yönelmesi gerek.

Sosyal Medyada Paylaşın!

Murat KARTALKAYA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİLGİLENDİRME
(1) Bu sitedeki yazılar ve yazara ait yorumlar yazarın görüşlerini yansıtmakta, kişi ya da kurumların yatırım kararlarını etkilemeyi ya da yönlendirmeyi amaçlamamaktadır. Site, yatırım danışmanlığı niteliği ve amacı taşımamaktadır. Bu sitedeki yazı ve yorumları dikkate alarak yatırım kararı verenler tamamen kendi kararlarıyla risk almış sayılırlar.
BİLGİLENDİRME
(2) Bu sitedeki yazıların başlığının ve içeriğinin değiştirilerek yayınlanması halinde sorumluluk bunu yapanlara ait olacağı gibi aleyhlerine yasal yollara başvurulacaktır.
SOSYAL MEDYASosyal Medyada Beni Takip Edin!

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Sosyal Medyada Paylaşın!