Saklambaç

4 Aralık 2017by BoldThemes0

Saklambaç

Kazım duşunu aldı,sessizce bornozuna sarılıp  banyodan çıktı.Başına havluyu sarıp yatak odasına geçti.Yatağa,karısının yanına uzandı,sigarasını yaktı,gözünü tavana dikti.Derin bir nefes çekti sigarasından,içinde tuttu ..Burnundan saldı tüm dumanı.

Sabahtan beri ölüm sessizliğinde hareket ediyorlardı.Bayramın birinci günüydü.Çocukları anneannelerine göndermişlerdi dün sabahtan.Herkese bayramı bir arkadaşlarının yazlığında ,Bodrum da geçireceklerini söylemişler , geceden kendilerini evlerine kilitlemişlerdi.

Bayram bu !Büyüklere gideceksin çikolata götüreceksin.Üç günde en az yirmi ayrı evi ziyaret etmen  gerekecek..Dört kişinin yol parası..Bayramlaşmaya gelecekler .Çocuklara  para,olmadı  şeker.Tatlı ikramı,şeker ikramı, yemek zamanına gelenlere masa kur.”Rakı yok mu ya !?” diyenlere rakı al.

Sağolsun,Devlet Baba bayram ikramiyesi vermişti ama sonra maaştan kesecekti.Parayı bayrama harcasa ay sonunu imkan yok getiremezdi.Son on gün ağzını havaya açardı artık.Sigarası bitince karısına baktı..Uyuyordu.Başucundaki saatine baktı.Akşam altı olmuştu..Sabah oniki de kalkmış, sessizce kahvaltılarını yapmış,sonra yatağa girip kitap okumuş,uyuyup uyanmışlardı..Zaman geçmiyordu..Günlerdir evdelerdi sanki..Oysa güne başlayalı daha altı saat olmuştu.Gelip gidenler olsa,bayramlaşmalar olsa zaman su gibi akıp giderdi.

Kapının zili ile sıçradı yerinden..Karısı da uyandı.Karşılıklı birbirlerine “sus “ diye işaret ettiler.Gelenleri çok merak ediyorlardı,yine çıkmadılar yataklarından..Kapının zili iki defa daha çaldı.Merdivenlerden inen ayak seslerini duyunca nefeslerini salıverdiler..

Alt kattaki komşuları Nazmiye hanım  sinirle başını sallaya sallaya söyleniyordu.Şu gençler iyice bozulmuştu.Bayramda hiç ev kapatılır mıydı..Bu kaçıncı gelip gidenleriydi.Ayıptı,günahtı.Onların gençliğinde bayramlar  çok özeldi.Küsler barışır,kırgınlıklar unutulur,büyüklerin elleri öpülür,küçüklere el öptürülüp mendil içinde şeker  mümkünse  para verilirdi.

Üst kattan gelen gürültü ile kafasını tavana çevirdi.Kazım beylerden gelmişti.Sabahta sesler duyar gibi olmuştu.Bayramda evlerini bırakıp giderlerse cinlerin ,perilerin bayramlaşma evi olurdu tabi ki .

Gürültüyü yapan Kazım dı.Yataktan kalkayım derken,yerdeki  su şişesini devirip kırmıştı.Karısı kızgındı.

-Çok sakarsın Kazım.Sabahleyin bardaklar şimdi şişe..

Kazım ,sessizce yeri kurulamaya ,kırıkları toplamaya başladı..Sakınılan göze çöp batar derler ya..

-Ortalık iyice kararmadan yemeğimizi yiyelim.

Karısına hak verdi..Daha acıkmamıştı ama,karanlıkta ne yediklerini göremeyeceklerdi.İkisi birden mutfağa yöneldiler.El birliği ile sofrayı kurdular.Sessiz sedasız yemeği bitirip sofradan kalktıklarında hava kararmaya başlamıştı.

-Çocuklar ne yapıyor acaba şimdi !?

Gülsüm e karşılık vermedi Kazım.Kendisi gibi karısı da  utanıyor,üzüyordu bu gizlilikten.Elden bir şey gelmiyordu.Durmadan zili çalan,kapıyı açınca çakmak çakmak gözleriyle gülüp para almayı uman çocukları boş çevirince de utanıp üzüleceklerdi.Bekçisini,kapıcısını,çöpçüyü boş çevirince de ..

Mutfaktan çıkıp oturma odasına gittiler.Hava karardığından artık kitapta okuyamıyorlardı..Allahtan dolunay vardı..Etraflarını görebiliyorlardı.Kazım aniden öpüverdi karısını gıgısından..Kıkırdadı Gülsüm.Karşılıklı şakalaşmalar cilveleşmeye dönüyordu.Annesinin dediği  cümle geldi aklına Kazım,ın ”Hem fakir hem şeyi büyük “ Gülümsedi kendi kendine..Gülsüm , kocasının ayaklarını gıdıklayınca olanlar oldu.Çok huylanırdı Kazım ayaklarından.Sıçradığı gibi önce sandalyeyi sonra masanın üstündeki vazoyu devirdi.Devrilenlerin,kırılanların çıkardığı gürültü bıçak gibi yardı evin sessizliğini.

Nazmiye hanımlar akşam yemeği için masaya daha yeni oturmuşlardı.Panikle sıçradılar sandalyelerinden.

-Cinler….Vallahi cinler !

Kocasının koluna girmiş bildiği tüm duaları okumaya başlamıştı Nazmiye hanım,

-Saçmalama hanım..Ne cini,ne şeytanı..İnanma böyle şeylere..Sabahtandır her tık sesinde başımın etini yedin cin diye diye..Çocukları da korkutuyorsun..

-Duymuyor musun Hayri bey sesleri !?

Nefeslerini tutmuş pür dikkat yukarı katı dinliyorlardı.Yukarıdan gelen  ayak sesleri  hissediliyordu..Parmaklarının ucunda geziniyordu sanki birileri.

-Hırsız olmasın !???!!!..

Hırsız,evet hırsız..Daha önce neden düşünmemişlerdi.Bayram yüzünden apartmana ne giren belliydi ne çıkan.Bundan daha güzel bir gün olabilir miydi hırsızlık için.Burunlarının dibinde soyuyorlardı komşularının evini.. Hayri bey gardrobun üzerindeki çekici aldı eline..Nazmiye hanım oklavayı.Ortanca oğlan ayakkabıyı kaptı..Kız ,annesinin örgü şişlerini..Büyük oğlan sadece yumruklarına güveniyordu. Küçük oğlanı karakola haber vermeye gönderdiler..

-Tüm kapıları sessizce çal haber ver komşulara da..Tanımadığın kimse görürsen hiç bakma yüzlerine..Uçarcasına koş git yanlarından..Karakola varınca üst katımızdaki komşunun evinde hırsız var de,al getir polisleri…Çabuk aslanım ,çabuk ama..

Apartmandaki diğer komşularda ellerine ne geçirdilerse kapıp yığılmaya başladılar  Kazım beylerin kapısının önüne.Herkesi bir panik,bir çoşku,bir kahramanlık,bir korku dalgası sarmıştı.

-Polise haber verdik!

-Polis gelene kadar kaçarlarsa!

-Polis yakalasa ne olur ki..İki gün sonra serbest bırakırlar.Biz yakalayıp ağzını burnunu kıralım ki,bir daha bu apartmana adım atmaya cesaret etmesinler.

Herkes sessizce onayladı emekli astsubayın fikrini..Haklıydı.Gülsüm,her zaman yedek anahtarı  Nazmiye hanıma bırakırdı..Nazmiye hanım anında bulup uzattı anahtarı.Yavaşça kapının kilidini açtılar.Gölgeler gibi içeri süzülmeye başladılar..Ne heyecandı ama !

Kazım ile Gülsüm yatağa girmişlerdi.Kapı kilidinin tıkırtısıyla yerlerinden fırladılar.Evde birileri vardı.Kazım usulca  paspasın sapını çıkardı.. Korku,panikle inleyerek fısıldadı Gülsüm;

-Hırsız..Hırsız girdi.Evde kimse yok diye dadandı körolasıca !

Yatak odasından yavaşca çıkınca karşılaştı iki grubun gölgeleri koridorda..Can havli ve korkuyla saldırdı iki grup birbirinin üzerine.Bağırmalar,ağlamalar,inlemeler ,çığlıklar tüm mahalleyi ayağa kaldırmıştı.

-Kimse kıpırdamasın !!

Polisler ellerinde fenerleri  ve tabancaları ile içeri dalmışlardı..Herkes emir cümlesi karşısında donup kaldı..Polislerin suratlarında dolaşan fenerleri gözlerini kamaştırıyordu.Polislerden biri   uzanıp koridorun ışığını yaktı..Herkesin üstübaşı yırtılmıştı.Ellerde,yüzlerde tırmık,yumruk,sopa izleri;ağızların kenarlarından ve burunlardan akan kanlar görülüyordu..Gözler yavaş yavaş ışığa alıştı.

-Kazım bey !!!!!!!!

-İyi akşamlar Hayri ağabey !

Gülsüm düşüp bayıldı..Nazmiye hanım bayıldı.Kazım hıçkırarak ağlamaya başladı…

1987….

Sosyal Medyada Paylaşın!
Avatar

BoldThemes

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİLGİLENDİRME
(1) Bu sitedeki yazılar ve yazara ait yorumlar yazarın görüşlerini yansıtmakta, kişi ya da kurumların yatırım kararlarını etkilemeyi ya da yönlendirmeyi amaçlamamaktadır. Site, yatırım danışmanlığı niteliği ve amacı taşımamaktadır. Bu sitedeki yazı ve yorumları dikkate alarak yatırım kararı verenler tamamen kendi kararlarıyla risk almış sayılırlar.
BİLGİLENDİRME
(2) Bu sitedeki yazıların başlığının ve içeriğinin değiştirilerek yayınlanması halinde sorumluluk bunu yapanlara ait olacağı gibi aleyhlerine yasal yollara başvurulacaktır.
SOSYAL MEDYASosyal Medyada Beni Takip Edin!

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Sosyal Medyada Paylaşın!