Beyaz Zambaklar Ülkesinde- Grigory Petrov

Kitabı okumaya başladığım andan itibaren neden Atatürk’ün baş ucu kitabı olduğunu ve askeri okullarda ders olarak okutturmaya başladığını anladım.

*” Bu ülke Avrupa’nın tam kuzeyinde yer alır. Sert bir iklimi vardır. Sürekli sisler, baharında uzun süreli buzlanmalar, Ağustosta erken soğuklar vardır. Toprağı  kötüdür. Geniş alanlar çıplak kayalar ve granit ile kaplıdır. Diğer yerler alçaklık, bataklıktır. Maden cevheri hemen hemen yok gibidir. Ziraat gayet zor ve ağır emek ister. Halkın kendisi hiçbir zaman bağımsız bir devlet yaşamı görmemiştir.  Bu ülkeye Finlandiya denir, Finlilerin toprağıdır. Finlilerin kendileri bu sert ama canlarından çok sevdikleri yurtlarına “SUOMİ”  derler. Bataklıklar Ülkesi. “

Aynı ırktan geldiğimizde söylenen ancak, gelmesek bile  Orta Asya yaylalarında at koşturduğumuz, aynı yaylalarda dolaştığımız, aynı suyu içtiğimiz Finlilerin 20. Yüzyılın başında toplum olarak geçirdikleri evrim gerçekten saygıyı fazlasıyla hak ediyor.

Orta Asya savaşlarından kaçıp bugünkü topraklarına gelen Finliler aslında 20. Yüzyıla kadar  hiç özgür bir devlet olamamışlar; ya Rusya’nın  ya İsveç’in eyaleti gibi hayat sürmüşler.  Oldukça ciddi bataklık bir alan olan topraklarında cahillik, sarhoşluk, hırsızlık, dolandırıcılık, tembellik ve hastalıklarla mücadele ile geçiyormuş yaşamları. Devlet işleri ve zenginlik egemen devlet olan İsveç  veya Rus  halkındaymış.  Sürgüne gelen egemen devlet yöneticileri Finlandiya için hiç bir şey yapmadıkları gibi ülkeyi daha da fakirleştirmişler. Finliler yine de ne İsveç ne Ruslara karşı kin, nefret gütmemişler, hatta onlarla olan geçmişlerine sahip çıkmışlar.

  1. yüzyılın başında papaz L. Makdonald, Eğitmen Snelman, tüccarlar Gulbe, Yarvinen, Okunen ile bataklıktan Finlandiya’yı  dünyanın en güzel ülkesine dönüştürmüşler. Bugün Fin insanının eriştiği kültür seviyesi ve insana verdiği değer dünyanın zirvesine oturmuş gözüküyor.

Atatürk , Finlandiya mucizesini  Anadolu’da yeşertmek istemiş. Onun için yobaz değil aydın din adamlarına ve yetiştirilmesine önem vermiş. Din ile kandırmayı önlemek için herkes kendi dinini kendisi öğrenebilsin diye Kuran-ı Kerim’i Türkçeye çevirtmiş.  Eğitmenlere , öğretmenlere değer verip onları baş tacı edip Anadolu’nun inşasında kullanmak istemiş. Şehri burjuvası yaratıp ülkeyi kalkındırmak istemiş. Yunan, Arap, Rus, Bulgar kinine son verip ortak geçmişe saygı duymayı öğretmeye çalışmıştır. Gençlere hedefler vererek kültürel yaşamın içine çekmeye çalışmış hatta Cumhuriyetin geleceğini onlara emanet etmiştir.  19 yüzyıldaki tembel, rüşvetçi, cahil ve  din bezirganlarıyla  yağmalanan ülkeden Modern bir Türkiye inşa etmeye çalışmıştır.  Finlandiya mucizesinin bir başka temel direği bence köylere yapılan inanılmaz yatırım ve destek. Türkiye’de Ecevit projesi olan “KÖYKENT” ler Finlandiya kültür ve ekonomisinin mihenk taşı olmuş.  10 – 20 yılda halkın kültürel seviyesini artırmış.

Ama 21. Yüzyıla geldiğimizde görüyoruz ki , ne yazık Türkiye kültür olarak 19. Yüzyıl Finlandiya’sının biraz üstünde kalmış.  1950 li yıllara kadar Finlandiya ile başa baş giden Türkiye, bugün bu ülkenin fersah fersah ardında kalmış. Toprağına insan diksen insan fışkıracak verimli  Anadolu toprakları, üç tarafı denizlerle çevirili, tarih ve kültürle yoğrulmuş bu güzelim ülkenin pranga nedir görmemiş devletler kuran vatandaşlarının geldiği yer insanı üzüyor. Bu ülkenin şimdiye kadar ki tüm yöneticileri vasıfsızmış ve halk onlara haddinden fazla değer yüklemiş ve yüklemeye devam ediyor.  Bana top, tüfek, aya gidiyoruz filan demeyin lütfen.

Bu kitabı ve kitaptaki eğitim, öğretim seferliğini  okuduktan sonra Türkiye’deki  “Köy enstitülerinin” ne kadar ulvi bir amacı olduğunu ve onları kapatanların bu ülkeye nasıl “İHANET”  ettiklerine bir kez daha emin oldum.

Birazda Kitaptan alıntılar yapalım;

*”Yöneticiler  ne olursa olsun; iyi veya kötü , kahraman veya canavar her zaman kendi ulusunun  bir yansımasıdır.”

*” Finliler ulus olarak, 1917 Rus Devrimine kadar, hiçbir zaman bağımsız bir devlet hayatı yaşamamışlardır. Ayrıca hiçbir zaman tek bir büyük adamları olmamıştır.”  Yani Fatih’leri, Atatürk’leri olmamış.  Finlilerin yüksek kültürü kendi halkının eseridir.

Eğitime  askeri alanda da çok önem vermişler. “ Kışla onu terbiye etti, onu geliştirdi, çevik, dürüst, emek sever, mülayim, iyiliksever, temiz vücutlu olmayı öğretti.”

“İstediğiniz kadar anayasal ve seçim hakları verin. İstediğiniz kadar liberal yasalar çıkarın. İstediğiniz kadar sosyalizmin veya komünizmin mucizevi gücüne inanın, eğer sizin çocuklarınız hayata boş, değersiz insancıklar olarak geliyorsa, parlamentonuzda olsa, her türlü hak ve özgürlükleriniz de bulunsa,  sizin yine de değersiz, paslanmış, iğrendirici köhne bir yaşamınız olacaktır.”

*” Sadece aptallar, kara cahiller, çoğu zaman halk kitlelerini yolanlar ve ezenler aydınlara düşman olabilir ve düşmandır…. Bu yüzden baykuşlarla sırtlanlar her yerde, tüm uluslarda, her zaman aydın düşünceyi , aydın bilgiyi sevmemiş ve sevmezler.”

“Biz genç uluslar Almanlardan, Fransızlardan ve İngilizlerden iki, üç, on kat daha fazla çalışmalıyız. Onlara erişmeli, onları geçmeliyiz. “  Dediklerini de yapmışlar günümüze baktığımızda.

Bir müthiş düşünce ; “ Ancak, vatan uğruna ölmek değil,  vatan için yaşamakta daha az kahramanlık değildir. Ülkenin kalkınması, halkının gelişmesi,  ilerlemesi için okuyup emek vermek.”

*”Sen ne bir Sezar, ne de bir Napolyon’dun.  Bir karış yabancı toprak zapt etmedin. Bir damla kan dökmedin, mamafih vatanına pek çok, binlerce yeni , sağlam, kuvvetli, yararlı iş elleri verdin. Kendi halkının yaşamını için savaş veren büyük kahraman, yüce  Fatih, hatıran şan ve şeref olsun. “

*” Ben sendeyim, sen bende, biz dünyada ve dünya bizim içimizdedir. Hepimiz biriz. Dünyaya zarar verirsen, insanlara veya hayvanlara kötülük yaparsan, sen kendine zarar verir, kendini sakatlar ve kendine kötülük yapmış olursun. İşte buna  “DİNDARLIK “ denir.

Yemin ederim Dindarlığımı daha iyi anlatacak ikinci bir cümle kuramazdım.

Sosyal Medyada Paylaşın!

Murat KARTALKAYA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİLGİLENDİRME
(1) Bu sitedeki yazılar ve yazara ait yorumlar yazarın görüşlerini yansıtmakta, kişi ya da kurumların yatırım kararlarını etkilemeyi ya da yönlendirmeyi amaçlamamaktadır. Site, yatırım danışmanlığı niteliği ve amacı taşımamaktadır. Bu sitedeki yazı ve yorumları dikkate alarak yatırım kararı verenler tamamen kendi kararlarıyla risk almış sayılırlar.
BİLGİLENDİRME
(2) Bu sitedeki yazıların başlığının ve içeriğinin değiştirilerek yayınlanması halinde sorumluluk bunu yapanlara ait olacağı gibi aleyhlerine yasal yollara başvurulacaktır.
SOSYAL MEDYASosyal Medyada Beni Takip Edin!

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Sosyal Medyada Paylaşın!