Ben Büyüdüm, Kocaman Oldum Anne! (ekonomik büyüme, enflasyon, faiz, dolar)

9 Aralık 2020by Murat KARTALKAYA0

Ekonomik büyüme ;

Türkiye üçüncü çeyrekte TÜİK rakamlarına göre % 6.7 büyüdü. Ekonomik büyüme, bir dönemden diğerine kıyasla, ekonomik mal ve hizmet üretiminde bir artıştır. Ekonomik büyüme üretim ile olsa istihdam artardı. Elimizde resmi Ağustos verileri var. 2019 Ağustos ayına göre 2020 Ağustos da 500 bin insan daha istihdamdan uzaklaştırılmış.

Hizmet olarak turizm mi devreye girdi de ekonomik büyüme gerçekleşti !? Üçüncü çeyrek verilerine göre turizm gelirimiz 2019 yılı üçüncü çeyreğine göre %71 düşmüş. Peki nasıl büyüdük !?

2002 sonunda kredi hacmi 70 Milyar USD civarındaydı.

Akp iktidarının 2003 yılından beri uyguladığı müthiş stratejisi ile büyüdük yine. Yani borçlanarak. Yukarıdaki tabloda göreceğiniz üzere; Aralık 2019 ile Kasım 2020 arasında Merkez Bankası verilerine göre Finansal ve Finansal olmayan kişilerin kullandığı kredi 11 ayda %36.7 artarak 2.5 trilyon TL den 3.5 trilyon TL ye ulaşmış.

11 Aylık artış aynen devam ederse yılsonunu %49 artış ile kapatacağız.

Yine aynı dönemde tüketici kredileri %45 artarak 464 milyar TL den 675 milyar TL ye ulaşmış gözüküyor yukarıdaki tabloda. Vatandaş kredi alarak giderlerini karşılamış, tüketim olunca üretim olmuş, ülke olarak gırtlağa kadar borca batmışız. 2003 yılını baz alırsak kredi hacmi 170 milyar TL idi. 18 yılda kredi hacmimiz 3.5 trilyon TL olmuş. Kaç kat artmış, hesaplayın artık.

Dış borç 2002 sonunda 120 milyar usd idi.

Yukarıdaki tabloda göreceksiniz, dış borcumuz 2018 yılından beri artmıyor. Çünkü global sermaye Türkiye’ye güvenip yatırım yapmıyorlar, borç para vermiyorlar. Oysa 2003 yılında 120 milyar dolar dış borcumuz var iken 2018 yılına geldiğimizde dış borcumuz % 377 artarak 453 milyar dolara geldi. Bu yıl itibariyle dış borcumuz 441 milyar dolar. Dünyada dış borcu en yüksek on ülke içinde 6. sıradayız. Dış borcumuzun Milli Gelirimize oranı ise %59 seviyelerine geldi. Bu oran ile batık Arjantin’den ( %65 ) sonra dünya ikincisiyiz.

Enflasyon ;

Kasım ayı tüketici fiyat artışı TÜİK verilerine yıllık %14.03, aylık %2.30 oldu. Enagrup verilerine göre ise aylık da %3.43 arttığı gözlemliyoruz. Üretici fiyat artışı yine tüik verilerine göre yıllık % 23.11, aylık % 4.08 oldu. Üretici fiyatlarındaki yükseklik gelecek aylarda bu durumun tüketici fiyatlarına yansıyacağı ve enflasyon artışının devam edeceğini gösteriyor.

Enflasyon neden arttı ? Bence en büyük etki döviz kurundaki artış. Bakın Kasım 2020 ithalat rakamımız 21.1 milyar dolar. İthalatımızın %85 civarı hammadde ve ara mallardan oluşuyor. 2019 kasım ayını usd/try 5.75 olarak kapadı. Kasım 2020 ayını ise 7.83 kapadı. Yani % 36 arttı. Yani ithalatımızın % 85 i hammadde ve ara malları olduğuna göre etkisi %30 civarında oldu.

“Ben dolara bakmıyorum” diyen eski bakan sadece yukarı tablodaki verilere bakarak bile bir daha bu cümleyi kurmaz sanıyorum. Gördüğünüz üzere yurda yabancı yatırımcı gelince döviz ucuzluyor. Ucuzlayan döviz, fiyatlar genel düzeyini yani enflasyonu düşürüyor. Enflasyon düşünce faizler düşüyor. Ucuz diye hem yurt içinden hem yurt dışından borçlanarak büyüdük sanıyoruz.

FAİZ;

Merkez bankası Kasım PPK toplantısı sonucu faizi 575 baz puan artırarak %15.00 seviyesine getirdi. Aslında Geç likidite penceresi olarak örtülü uyguladığı faizi, resmi hale getirdi. Bu durum bir müddet ortalığı yatıştırdı. Yeni enflasyon rakamı ile %15 faiz yine başabaş fiyatına geldi. Üstelik Üretici fiyatları artışın devam edeceğini söylüyor. Bu durumda faiz artışı beklentisi yine gündeme gelecektir. Enflasyon %11.5 civarındayken %15 faiz ortalığı yatıştırmıştı. Şimdi %15 lere gideceği görülen bir enflasyonu sakinleştirmek için %18 faize gerek duyacaklar.

%18 tasarruf faizi, en az % 25 kredi faizi demek. Kim %25 banka kredisi kullanıp üretim yapmayı dener. Kısır bir döngü resmen Türkiye’nin içine düştüğü durum.

DOLAR ;

Doların hızı kesildi. En büyük iki nedeninden birincisi ; Türkiye’de TL satıp dolar alacak yabancı yatırımcı kalmadı. İkincisi ; T.C vatandaşları alabileceği maksimum döviz mevduatı pozisyonuna ulaştı. Bu yüzden bir kaç kuruş yabancı sermaye geldi ( Bıyıklı mı, Katarlı mı bilemem) kurumuş toprağa sızan su gibi hemen toprağın yeşillenmesine yol açtı.

Kısa vadede dolar ne dramatik düşer ne dramatik çıkar. Çünkü TL satacak yabancı ve T.C vatandaşı pek kalmadı. Demek ki sert çıkış biraz zor. Bu iktidar değişmedikçe yüklü global sermaye gelmeyecek çok net anlaşıldı. Bu durumda sert düşüşde beklememek gerek.

Yabancı sermaye gelmese bile T.C vatandaşı dövizini satsa dolar düşer mi. Olabilir ama niye satsın dolarını. Satıp mevduata koysa enflasyon karşısında eriyor parası. O zaman dolarda kalıyor. Bir yıl sonra usd/try 8.62 olsa bir yıllık mevduat gelirine, altı ay sonra 8.22 olsa altı aylık mevduat gelirine denk geliyor. 8.22 bir haftada olabilir mi, olabilir. Merkez bankası döviz rezervi swaplar hariç eksi 53 milyar dolarda. 441 milyar dolar dış borcun ve 25 milyar dolar civarında cari açığın var. Çölde suyu bitmiş kazazede gibiyiz. Son üç haftada olduğu gibi ağzımıza damlatılan iki damla su, hayatta kalmamıza olanak veriyor. Bu durumda vatandaş dövizini bozmaz arkadaş! Neden bozsun.

Sosyal Medyada Paylaşın!

Murat KARTALKAYA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİLGİLENDİRME
(1) Bu sitedeki yazılar ve yazara ait yorumlar yazarın görüşlerini yansıtmakta, kişi ya da kurumların yatırım kararlarını etkilemeyi ya da yönlendirmeyi amaçlamamaktadır. Site, yatırım danışmanlığı niteliği ve amacı taşımamaktadır. Bu sitedeki yazı ve yorumları dikkate alarak yatırım kararı verenler tamamen kendi kararlarıyla risk almış sayılırlar.
BİLGİLENDİRME
(2) Bu sitedeki yazıların başlığının ve içeriğinin değiştirilerek yayınlanması halinde sorumluluk bunu yapanlara ait olacağı gibi aleyhlerine yasal yollara başvurulacaktır.
SOSYAL MEDYASosyal Medyada Beni Takip Edin!

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Sosyal Medyada Paylaşın!