Siyaset Gündemi !

16 Kasım 2020by Murat KARTALKAYA0
Gördüğüm ve anlayabildiğim kadarıyla birazcık siyaset.

Parlamenter Sisteme geçiş şart ama ikinci seçimde. Önceden parlamenter sisteme geçmek AKP ve Erdoğan iktidarını devam ettirmek gibi olabilir. Akşener ve Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı algısı topluma yerleşmiş gibi. Burada en büyük sıkıntı eğer Akşener seçilemezse milletvekili de olamayacağı için sonrasında İyi parti sıkıntı yaşayabilir. Bir dönem daha meclisden uzak kalmamalı Akşener.

Kürtleri dikkate almadan seçim kazanılmaz, kazanılsa da birleştirici olmaz. AKP, Kürtlerle iktidar oldu. Ama AKP öyle bir kilitlemiş ki, Kürtlere yaklaşamıyorsunuz. Kendileri Osman Öcalan’ı televizyona çıkaracak kadar içli dışlılar. Ancak muhalefetten biri Kürtlere biraz yanaşsa “teröristle kucaklaşıyorlar” diye ortalığı yıkıyorlar. Ne muhalefet ne kamuoyu bu algıya karşı çıkamıyorlar.

CHP seçimden çok güçlü çıkacak. Belediye başkanları ve bir ikisi dışında A takımı çok sakin ve derinden geliyorlar. Seçim zamanı birden sahaya inip ortalığın tozunu atacaklar. Chp kendi içindeki muhaleffen çok yıpranıyor. Beğenirsiniz, beğenmezseniz Kılıçdaroğlu, CHP’ye yeni bir soluk kazandırmaya çalışıyor. Ve dantel gibi işliyor siyaseti. CHP’nin gökten yıldız indirse alacağı oy %25. Türkiye’de sola oy verecek adam bu kadar. Bunu artırmak için önce iktidar olmalısın. Bana Ecevit DSP’sini hatırlatıyor. Rahmetli Ecevit, CHP içinde mücadele edeceğine DSP’ yi kurmuştu. Kılıçdaroğlu, CHP’nin tarihi mirasını da kullanmak istiyor. Bence akıllıca.

İyi Parti şimdiden seçimin galibi gibi duruyor. Her gün başka biri çıkıp partiyi bulandırmaya çalışsa da vatandaş nazarında Akşener sevgisi ve saygınlığı artıyor. Onun liderliğinde parti hızla merkez sağın birinci partisi olma yolunda ilerliyor. Bu vizyona sahip olamayanlar yolda sağa sola savruluyorlar. İyi Parti’de doğal olarak ilk başta milliyetçi üyeler çoğunluktaydı. Ama parti hızla siyasetin merkezine yönlendi. Merkez sağ hatta merkez soldan oy almaya başladı. Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de merkezi dikkate almadan iktidar olmazsın. İktidarları millet için, hak için veya halk için ulvi düşünceleri olan marjinal gruplar belirlemiyor. Sabah işine gidip akşam evine dönen muhafazakar ama içine laiklik de sinmiş bir çoğunluk belirliyor. Onları harekete geçiren temel değerler “Bayrak, ezan” ama öncelik bence ” mutfak”. Bu grubun oyunu almayan iktidar olamaz.

MHP bitmiş durumda. CHP dışında cumhuriyet tarihinin lideri değiştiği halde ayakta duran tek partisi Bahçeli’nin oyun parkına dönmüş durumda. Chp’yi Atatürk kurdu. Sonrasında pek çok parti başkanı geldi geçti. CHP hep ayakta kaldı. MHP’yi rahmetli Türkeş kurdu. Ondan sonraki genel başkanı ile mecliste yerini aldı. 12 eylül rejimi tüm siyasi partileri kapattı. Sonra hepsine af geldi. Yine eskinin iki partisi CHP ve MHP meclise girdi. Çok önemli bir fark bu, fark edebilene. Ne Adalet Partisi, ne ANAP, ne DYP, ne Milli Selamet partisi kaldı bugüne.

AKP için yolun sonu göründü. Muhalefet çok ama çok dramatik hata yapmazsa AKP’nin dağılmasına az kaldı. Kemik oyları sanıyorum bir şekilde maddi destek alıyorlar. Ama belediyeler, özellikle İstanbul’un gitmesi onlara gidecek maddi desteği çok daralttı. Pandemi ve ekonomik sıkıntı daha da daralttı, daraltmaya devam ediyor. Böyle olunca da kemik oylar da eriyor. Erdoğan faktörü AKP’yi halen ayakta tutuyor. Rahmetli Erbakan’a bile nasip olmayan Evliya sıfatı, rahmetli Ecevit’e nasip olmayan halk adamı sıfatı, rahmetli Özal’a nasip olmayan ekonominin piri sıfatlarının hepsine sahip. Tüm güzellikleri kendinde toplayıp en ufak hatayı dış güçlere, muhalefete, kendi bakanlarına, hatta AKP teşkilatlarına, en sonunda da halka kesebiliyor. Vatandaş iki dakika Erdoğan’ı dinlesin, kendi kendine söylenmeye başlıyor. “Allah beni bildiği gibi yapsın, bak ülkeyi ne hale getirdim. Bizi yine bu Erdoğan kurtaracak”. Vallahi şaka değil, gerçek bu. Survivor yarışmasını hatırlasanıza, ülke ikiye bölünüyordu. Bir tarafın adayı ekranın ortasına pislese tüm yandaşlar “hak ettiler” diye alkışlıyordu. Bu cahillik, yağcılıkla filan anlatılabilir bir durum değil bence.

İktidar partilerinin maddi destek ile yandaşlarına taraftarlaşması her ülkede vardır sanırım. Etik olarak itici ama pazarlama tekniği olarak da çok akıllıca bence. AKP kadar abartmamak gerek tabi. Türkiye’de solun en büyük sorunu iktidar olup beş yıl tek başına iktidar da kalamaması . Kalsa onlarda kendi taraftarlarını artıracaktır. Bir de taraftar kazanmayı etik bulmayan solcu idealistleri var ki, en büyük handikapları. Lütfen geçmişe dönüp bir bakın her iktidar kendi zengini yaratır. Türkiye’de son 70 yıldır sağ görüş iktidar olduğu için onların zengini ve taraftarı daha çok. Hayat basit be canlarım!.

Sosyal Medyada Paylaşın!
Murat KARTALKAYA

Murat KARTALKAYA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİLGİLENDİRME
(1) Bu sitedeki yazılar ve yazara ait yorumlar yazarın görüşlerini yansıtmakta, kişi ya da kurumların yatırım kararlarını etkilemeyi ya da yönlendirmeyi amaçlamamaktadır. Site, yatırım danışmanlığı niteliği ve amacı taşımamaktadır. Bu sitedeki yazı ve yorumları dikkate alarak yatırım kararı verenler tamamen kendi kararlarıyla risk almış sayılırlar.
BİLGİLENDİRME
(2) Bu sitedeki yazıların başlığının ve içeriğinin değiştirilerek yayınlanması halinde sorumluluk bunu yapanlara ait olacağı gibi aleyhlerine yasal yollara başvurulacaktır.
SOSYAL MEDYASosyal Medyada Beni Takip Edin!

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Her Hakkı Saklıdır. © Murat KARTALKAYA 2021
Web Tasarım: Krafthink

Sosyal Medyada Paylaşın!