Olanı Sevmek-Byron Katie

Spread the love

OLANI SEVMEK- BYRON KATİE

Çok ilginç bir kitap..Sürekli diğer insanların sorunlarını irdeleyen dialoglar  var..Verilmek istenenler bu dialoglara saklanmış.İlk dialog sizi sarmazsa kitabı bırakıp çok büyük bir hata yapabilirsiniz.

Kitap spiritüel bir kitap değil.Sorunlarını çözüp ne olursa olsun anda mutlu olmamızı sağlamak için rehber  olmaya çalışıyor.Dünya aydınlanıyor mu,uyanış başladı mı ? Bu konular yazarı ilgilendirmiyor.

“Gerçekle kavga etmek,geçmişe ait hikaye ile tartışmak anlamına geliyor.Olan olmuştur ve dünyadaki bütün düşünceler bir olsa bunu değiştiremez.Garson siz bonfile istemenize rağmen size pirzolayı getirdi ise artık olan oldu.İşte önünüzde duruyor.Eğer orada olamaması gerektiğini düşünüyorsanız aklınız karışık demektir.Çünkü işte orada,önünüzde.

(Bugün kahvaltı da  sahanda yumurta istedim.Onbeş dakika  bekledim..Gelmeyecekse kalkayım diyecektim ki servis geldi.Karışık omlet..Süprizzz !!!.Aklıma pirzola geldi…J)

Mutluluk bir yansıma ise varsın yansıma olsun.Bu mutlu rüyayı yaşamaya bayılıyorum.Harika vakit geçiriyorum.Cennette yaşıyorsanız varsın yansıma olsun görüşünde yazar. Herkes,sizin kendinizin,kendi düşüncelerinizin size geri dönen yansımasıdır.

İnsanların toplu uyanıp uyanmayacakları ile,aydınlanma ile  ilgilenmiyor , çekilen acı ile ilgileniyor.Şu anda mutluysanız aydınlanmak kimin umurunda.Siz anın içinde uyanın yeter.Bunu yapabilirseniz er    ya da geç hepsi çökecektir.Zihin kalple birleşir ve ayrı olmadığını görür.

Kendinize dönmeye devam edin.Bekleyip durduğunuz kişi sizsiniz.Başkalarını anlamaya odaklanmak yerine kendinizi anlamaya başlarsanız özgürlüğe kavuşursunuz.

Bizler nasıl değişeceğimizi bilmiyoruz;nasıl affedeceğimizi nasıl dürüst davranacağımızı bilmiyoruz.Bir örnek bekliyoruz.O sizsiniz.Siz kendinizin tek umudusunuz,çünkü siz değişene kadar biz de değişmiyoruz.Bizim işimiz sizin üzerinize gelmek,var gücümüzle sizi kızdırmak,sinirlendirmek,iğrendirmek,ta ki siz anlayana kadar.Siz ister farkında olun ister olmayın,biz sizi işte bu kadar çok seviyoruz.Tüm bu dünya sizinle ilgili…

Ve Çalışmayı anlatıyor ;

Çalışmanın ilk adımı geçmiş,şimdiki ya da gelecek hayatınızda size stres veren herhangi birinin anlayışla karşılandığında mutlaka evin yolunu bulacaktır.Kaybolacağınız ya da karmaşa içinde kalacağınız bir yer yoktur.

Çalışma aslında içinizde var olan huzuru bulup onu yaşamanıza yol açar.Bu huzur,değişmez,yerinden kıpırdamaz,o hep vardır.Çalışma sizi ona ,eve götürür.

Çalışma,utanç ve suçlamayla ilgili değil.Amaç haksız olanın siz olduğunu kanıtlamak ya da başka birinin haklı olduğuna inanmaya kendimizi zorlamak da değil.Tersine çevirmenin gücü dışarıda gördüğümüzü  sandığımız her şeyin aslında kendi zihnimizin bir yansıması olduğunu kesfetmekten kaynaklanıyor..

Önce altı soru ile  konuyu belirliyor.

  1. Sizi kim kızdırıyor,üzüyor,aklınızı karıştırıyor,düş kırıklığına uğratıyor ?Neden
  2. Onların ne şekilde değişmesini istiyorsunuz? Ne bekliyorsunuz ?
  3. Onlara ne  öğütlerdiniz ?Ne yapsınlar,yapmasınlar,düşünsünler,düşünmesinler
  4. Onlardan herhangi bir şeye ihtiyacınız var mı ? Sizin  mutlu olmanız için onlar ne yapmalılar ?
  5. Onlar hakkında düşüncelerinizi listeleyin
  6. Bu kişi ile bir daha asla neyi deneyimlemek istemiyorsunuz ?                                                 

Sorunu  tespit ettikten sonra DÖRT soru ile irdeliyorsun

  1. Bu doğru mu ? (mesela ,sizi sevmediği doğru mu )
  2. Bunun doğru olduğunu kesin olarak bilebilir misiniz ?
  3. Bu düşünceye inanınca nasıl tepki veriyorsunuz,neler oluyor ?
  4. Bu düşünce olmasaydı nasıl biri olurdunuz ?

Ve son olarak Sorunu tersine çevirme ;”Ayşe beni dinlemiyor “ u,tersine  çevirin .”Ben ,Ayşe yi dinlemiyorum.”

Tersine çevirmek çalışmanın çok güçlü bir parçası.Burada başkası hakkında yazdıklarınızı kendinize uyguladığınızda en az orjinali kadar veya daha çok doğru olup olmadığını görüyorsunuz.Sorununuzun nedeninin “ oralarda bir yerlerde “ olduğunu düşündüğünüz sürece,çektiğiniz acıdan başka birinin ya da bir şeyin sorumlu olduğunu sandığınız sürece,umutsuz bir vaka oluyorsunuz..Kendinize kurban rolü biçip cennette ıstırap çekiyorsunuz.”

Olanı olduğu gibi kabul edin.Siz isteseniz de,istemesiniz de yağmur yağıyor.

Sorgulama düşüncelerden kurtulmakla ilgili değil ; farkındalık ve kendini koşulsuz sevme sayesinde sizin için doğru olanı fark etmekle ilgili.Gerçeği bir kez gördünüz mü,düşünce sizi bırakıyor.

Başkalarıyla barışırken esas kendiniz ile barışıyorsunuz.

Acı çekmek tercih meselesidir.

“Tüm düşüncelerinizden sıyrılın.Ulaşamayacağınız yer olmadığını göreceksiniz.”                                          Seng Ts-an (zen ustası)

Bir kediye havlamaya öğretmeye çalışmak boşa çabadır.Ne kadar uğraşırsanız uğraşın size bakıp “miyaw “ diyecektir.

Çok işim var demeyin,aslında sizin de hiçbir işiniz yok.Hayatınız zaten pekala kendi kendine,kendi ayakları üzerinde devam edebiliyor.Nefesi  biz almıyoruz mesela,nefes aldırılıyor.Nefes almak için çabalayan yoktur hasta olanlar dışında.

İyilik yapacaksınız ama bundan kimsenin haberi olmayacak.Anlaşılırsa iyilik sayılmıyor ve tekrarlamak zorunda kalıyorsunuz.

Beni kimse incitemez, bu benim kendi işim.Herşey benim için oluyor,bana karşı değil..( her şerde bir hayır vardır )

Bazılarınızın  yaşamı,iş ve para ile ilgili düşüncelerimiz tarafından yönetilir.Eğer düşüncelerimiz berrak ise  iş veya para nasıl sorun yaratabilir ki !? Tek değiştirmemiz gereken düşünce sistemimizdir.

“Güvencede olmam için param olması gerek” şeklinde sorgulanmamış bir düşünce ile yaşıyorsanız ümitsiz bir ruh halidesiniz.Her zaman yeterli paraya sahip olduğunuzu görmeye başlarsanız ,her zaman yetecektir.Mutluluk ,berrak zihindedir.Hiçbir zaman elinizde olandan daha fazla paraya ihtiyacınız yok.Bunu anladığınızda paradan beklediğiniz tüm güvenceye sahip olduğunuzu anlayacaksınız.Bu konumda para kazanmak çok daha kolaydır.

Zengin ya da yoksulluk.Kimin umurunda,biz mutlu olduğumuz sürece.Gerçek özgürlük budur;artık kendini kandırmayan bir beyin..

Korku duymamaya başlama korkusu insanı tedirgin eder.Stres olmadan,öfke olmadan hiçbir işe yaramadan oracıkta salyaları akarak oturup kalacaklarını sanıyorlar.

İnsanlar genelde çevre kirliliğinden yakınırlar.”Ne hale getirmişler,içine etmişler “ diye konuşurlar.Oysa çöpü alıp çöp kutusuna atmaları yeterli.Belki seni gören diğer insanlarda aynı şeyi yapar..İllah bir iyilik yaparken bir düşman yaratmamız ona söylenmemiz gerekmiyor.

Şiddet  sadece şiddeti doğurur.Stres daha fazla strese yol açar.Barış ise barış getirir.

Hayatımı boşa harcıyorum gibi geliyor.Yaptıklarımın önemsiz olduğunu ve büyük işler yapmam gerektiğini düşünüyorum.Bu ,stres ve üzüntü yaratıyor.Ölmeden biran önce amacımı gerçekleştirmeliyim hissine kapılıyorum.Ama amacımın ne olduğu  hakkında hiçbir fikrim yok.Kendimi aptal ve başarısız hissediyorum,bu da beni bunalıma sürüklüyor..

Var olana aşık olunca ortada artık alınacak bir karar kalmıyor.Ben kendi hayatımda sadece bekleyip izliyorum.Kararın zaman içinde nasılsa oluşacağını biliyorum, o yüzden ne zaman,nerede ve nasılla ilgilenmiyorum.Geleceğimin olmamasını söylemekten hoşlanıyorum.Verilecek karar olmayaınca planlanacak gelecekte olmuyor.Tüm kararlarım benim adıma alınıyor,aynen sizin olduğu gibi.Siz kendi kendinize bu karar mekanizmasını etkilediğinize dair bir hikaye anlatsanız da,aslında derindeki bir inanca sarılıyorsunuz.

Yapmamız gerekenler hep gözlerimizin ininde çözülür; projeyi yetiştirmek,bulaşık yıkamak,faturaları ödemek,evdekilerin arkasını toplamak,dişlerimizi fırçalamak.Asla halledebileceğimizden fazlasını almayız ve hep bir tek şeyi yapabiliriz.(  Allah dağına göre kar verir ).On liramız ya da  on milyon liramızın olaması bir şey değiştirmez,yaşam asla bundan daha karmaşık değildir.

Dünya sen nasıl görüyorsan öyledir.Biz binlerce yıldır yansıyan ile ilgileniyoruz,yansıtanla değil.Yaşam o nedenle karmaşık görünüyor.Kargaşanın biri diğerine nasıl farklı yaşanacağını anlatıyor.O nedenle görünürdeki dünya üzerinde karmaşa ve acı çekme ile aten vazgeçemezsin,çünkü onları oluşturan sen değilsin.Ancak düşüncelerini anlayışla karşılarsan dünya değişir.Değişmek zorunda,çünkü dünyayı  o şekilde yansıtan sensin.

Tecrübe algılamaktan ibarettir.Devamlı değişir.”Şimdi” bile bir geçmişin hikayesidir.Biz onu düşünüp anlatana kadar geride kalmıştır.

Biz bir düşünceye bağlandığımız andan itibaren o bizim için kutsaldır ve geçerli olduğunu kanıtlamak için uğraşır dururuz.Doğru olamayacağını bildiğimiz bir şeyi ispat etmeye çalıştıkça daha fazla bunalım ve hayal kırıklığı yaşarız.

Aileniz sizin eski inançlarınızın bir yankısıdır.Eğer şimdiki gerçeğiniz merhametliyse ailenize yerleşecek ve ihanetin daha iyi nir yöntemle yer değiştirmesini sağlayacaktır.Aileniz sizin düşüncelerinizin bir yansımasıdır.O sizin hikayeniz ,başka türlü olması imkansız.

Bir cevap yazın

*

code